KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2011/9956 E., 2013/18037 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5188 sayılı yasaya aykırılık
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-) Sanığın şirket ortağı ve yetkilisi olduğu ancak, 5188 sayılı yasa kapsamında görevlendirilen ve özel güvenlik faaliyet izin belgesinde yönetici olarak gösterilen ...'ın sorumlu olduğunu savunması karsısında, adı geçen şahıs dinlenerek güvenlik görevlisi kişilerin görevlendirilmesinden kimin sorumlu olduğu araştırılıp varsa buna ilişkin belgeler getirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi,
Kabule göre;
2-) 5728 sayılı Yasanın 546. maddesi ile değişik 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun 19/c fıkrasında atılı eylemin müeyyidesi 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasını, değişiklik öncesi 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun 19/c fıkrasında ise adli para cezasını içermekte olduğu; hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı T.C.K.nın 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesinin tercih edilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5728 sayılı Yasanın 546.maddesi ile değişik 5188 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ile suç tarihinden sonra 5728 sayılı Yasanın 546.maddesi ile değişik 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulmasının gerekmesi,
3-) 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunda para cezalarının
hesabında yeniden değerleme oranında artırım yapılacağı hususunda herhangi bir düzenleme bulunmadığı gözetilerek, 5188 sayılı Yasanın 19/c maddesi gereğince sanık hakkında 3.000 TL üzerinden ön ödeme önerisinde bulunulması yerine, fazla miktar üzerinden ön ödeme önerisinde bulunularak yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-) 5271 sayılı CMK.nun 231. Maddesinde düzenlenen suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK.nun 231/5. Madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir.
Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi halinde zararın giderilebilmesi koşulundan bahsedilebileceği, somut olayda suçun işlenmesi ile ortaya çıkan ölçülebilir bir zararın bulunmadığının anlaşılması halinde, CMK.nun 231. maddesindeki diğer objektif ve sübjektif koşullar tartışma konusu yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar tartışma konusu yapmadan yalnızca zararın karşılanmamış olması gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2011/9956, K. 2013/18037, 11 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama