KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2012/1395 E., 2013/10634 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5846 sayılı kanuna muhalefet
- Hüküm
- Sanık ...`ün hükümlülüğüne, müsadereye, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, denetim süresine tabi tutulmasına ve diğer sanıkların beraatlerine
Karar Metni
913 kelime·5 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Temyiz dilekçesi kapsamına göre katılan vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında verilen beraat hükmünü temyiz ettiği kabul edilerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar .... ..., ..., ... hakkında verilen beraat hükmünün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmünü sanık müdafiinin temyizinde;
1-Suç tarihinde yürürlükte bulunan, 5846 sayılı yasanın 81.maddesinin 9.fıkrasının l/b bendinde "Bandrol almaksızın çoğaltan ve yayan veya eser sahibinin ve bağlantılı hak sahibinin haklarını ihlal edecek şekilde bedelsiz yayan, bu kanuna ve ilgili mevzuata uygun alınmış bandrolleri mevzuatta belirlenen şekilde yapıştırmadan bedelli ve bedelsiz yayan kişiler hakkında, iki yıldan dört yıla kadar hapis veya elli milyar liradan yüzellimilyar liraya kadar ağır para cezasına veya zararın ağırlığı dikkate alınarak her ikisine birden hükmolunur" şeklinde seçimlik ceza öngörüldüğü, suç tarihinden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı yasanın 143.maddesi ile değişik 5846 sayılı yasanın 81/4.maddesinde ise "Bandrol yükümlülüğüne aykırı ya da
bandrolsüz olarak bir eseri çoğaltıp satışa arz eden, satan, dağıtan veya ticari amaçla satın alan ya da kabul eden kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır." hükmüne yer verilmiş olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5728 sayılı yasa ile değişik 5846 sayılı yasanın 81/4.maddesindeki düzenlemenin sanık lehine olabileceği gözetilerek;
5237 sayılı TCK.nun 7.maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5846 sayılı yasanın 81/9-1-b maddesi ile karar tarihinde yürürlükte bulunan 5846 sayılı yasanın 81/4.maddesi hükümleri somut olaya uygulanıp, elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-5846 sayılı yasanın 81.maddesinin 9.fıkrasının l/b bendinde “bandrol almaksızın çoğaltan ve yayan veya eser sahibinin ve bağlantılı hak sahibinin haklarını ihlal edecek şekilde bedelsiz yayan, bu kanuna ve ilgili mevzuata uygun alınmış bandrolleri mevzuatta belirlenen şekilde yapıştırmadan bedelli ve bedelsiz yayan kişiler hakkında, iki yıldan dört yıla kadar hapis veya elli milyar liradan ağır para cezasına veya zararın ağırlığı dikkate alınarak her ikisine birden hükmolunur” denilmektedir.
Hükümden sonra 5846 sayılı yasanın 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı yasa ile değişik 81.maddesinin 4.fıkrasında “bandrol yükümlülüğüne aykırı ya da bandrolsüz olarak bir eseri çoğaltıp satışa arz eden, satan dağıtan veya ticari amaçla satın alan ya da kabul eden kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır” içtimayı düzenleyen 13.fıkrasında; "bandrol yükümlülüğüne aykırılığın aynı eserle ilgili olarak 71'inci maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde tanımlanan suçla birlikte işlenmesi halinde, fail hakkında sadece 71'inci maddeye göre cezaya hükmolunur. Ancak verilecek ceza üçte biri oranında arttırılır." hükümleri yer almaktadır.
5728 sayılı yasa ile değişik 71/1.maddesinde "bu kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek: Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticari amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur" ifadelerine yer verilmiştir.
Aynı yasanın soruşturma ve kovuşturma usulünü düzenleyen 5728 sayılı yasa ile değişik 75.maddesinin 2.fıkrasına göre; "bu kanunda yer alan soruşturma ve kovuşturma şikayete bağlı suçlar dolayısıyla başta Milli Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm
Bakanlığı yetkilileri olmak üzere, ilgili gerçek ve tüzel kişiler tarafından, eser üzerinde manevi ve mali hak sahibi kişiler şikayet haklarını kullanabilmelerini sağlamak amacıyla durumdan haberdar edilirler." hükümleri düzenlenmiştir.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve suç tarihi de gözetildiğinde; sanığın izinsiz çoğaltılmış ve bandrolsüz CD/DVD satmak şeklindeki eylemi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2005/7-67 Esas, 2005/97 Karar ve 19.07.2005 tarihli kararında da belirtildiği üzere 5846 sayılı yasanın "manevi, mali veya bağlantılı haklar tecavüz" suçunu düzenleyen 71 ve "bandrolsüzlüğü" düzenleyen 81.maddede tanımlanan suçları oluşturduğundan, hak sahibinin şikayetçi olduğu gözetilip, suç vasfındaki değişiklik değerlendirilerek, 5846 sayılı yasanın 81/13.madde yollamasıyla sanık hakkında aynı yasanın 71.maddesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre;
3-5271 sayılı CMK.nun 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, aynı maddenin 6.fıkrası gereğince "sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olup olmadığı, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda bir kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilip giderilmediği" hususlarını irdeleyen gerekçeye dayandırılması gerektiği cihetle,
öncelikle CMK.nun 231/7.maddesi gereğince öncelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olup olmadığının değerlendirilmesi, anılan hükmün uygulanmaması halinde TCK.nun 50 ve 51.maddelerinin tartışılması gerektiği halde "sanık hakkında TCK.nun 51.maddesine göre ertelemeye ilişkin hükümler tatbik edildiğinden" biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2012/1395, K. 2013/10634, 9 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama