İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Ceza Dairesi

YARGITAY · 7. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/16623 K.2013/22227

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2012/16623Karar2013/22227Tarih18 Kasım 2013Okuma5 dk · 1.044 kelime

KÜNYE

7. Ceza Dairesi 2012/16623 E., 2013/22227 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Kasım 2013
Mahkemesi
Çocuk Mahkemesi
Suç
5846 sayılı yasaya aykırılık
Hüküm
Hükümlülük, müsadere
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.044 kelime·5 dk okuma

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

I- Sanık ve müdafiinin, 09.06.2008 tarihli suç yönünden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanığın yaşına göre, CMK'nun 185/1. maddesi uyarınca kapalı yapılması gereken bir kısım duruşmalar açık yapılmış ise de, telafisi mümkün olmadığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,

1- Suç tarihi itibariyle 12 - 15 yaş grubunda bulunan sanık hakkında Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen raporda "fiili algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğu" yönünde görüş bildirildiği halde; birleşen diğer davalara ilişkin üç ayrı raporda aksi yönde mütalaaların bulunduğu gözetilerek, sanığın işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediğinin tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,

2- CMK'nun 64/6. maddesi hükmüne aykırı olarak, sosyal inceleme raporuna ilişkin bilirkişi yemin tutanağının hakim tarafından imzalanmaması,

Kabul ve uygulamaya göre de;

3- 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK'nun 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.

Bu ilkeler çerçevesinde, her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi halinde zararın giderilmesi koşulundan bahsedilebileceği, somut olayda suçun işlenmesi ile ortaya çıkan ölçülebilir bir zarar bulunmadığı halde, zararın giderilmemiş olması gerekçesine dayanılarak ve sanığın yargılama sırasındaki tutum ve davranışları açısından 5237 sayılı TCK'nun 62. maddesinin uygulama gerekçesiyle çelişki oluşturacak şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

4- 5237 sayılı TCK'da cezaların toplanmasına ilişkin düzenlemenin yer almaması, 5275 sayılı Yasa'nın 99/1. maddesinde ise "Bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar." şeklindeki hükmün bulunması karşısında, cezaların toplanmasının mümkün olmadığı gözetilmeksizin, sanık hakkında hükmolunan para cezalarının toplanması suretiyle tek bir para cezasına hükmedilmesi,

5- El konulan dava konusu tüm eşya hakkında bir karar verilmesi yerine, sadece adli emanette kayıtlı numunelerin müsaderesi ile yetinilmesi,

II- Sanık ve müdafiinin, 18.06.2008, 18.07.2008 ve 04.12.2009 tarihli suçlar yönünden kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Sanığın yaşına göre, CMK'nun 185/1. maddesi uyarınca kapalı yapılması gereken bir kısım duruşmalar açık yapılmış ise de, telafisi mümkün olmadığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

Hükmün sair yönleri incelenmemiş ise de,

1- 5271 sayılı CMK'nun 147. ve 191. maddeleri uyarınca sanığın usulüne uygun şekilde sorgusu yapılmadan, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle, yazılı şekilde atılı her üç suçtan mahkumiyetine karar verilmesi,

2- Suç tarihleri itibariyle 12 - 15 yaş grubunda bulunan sanık hakkında her bir suç yönünden ayrı ayrı olmak üzere Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen raporlarda "fiili algılama ve fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiği" yönünde görüş bildirildiği halde; birleşen 09.06.2008 suç tarihli davaya ilişkin raporda aksi yönde mütalaanın bulunduğu gözetilerek, sanığın işlediği her bir fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediğinin tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,

3- Suç tarihlerinde 18 yaşını tamamlamadığı anlaşılan yaşı küçük sanık hakkında sosyal inceleme raporu alınmadığı gibi, alınmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeyerek, 5395 sayılı Yasa'nın 35/3. maddesine muhalefet edilmesi,

4- Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olmasının Anayasa'nın 141/3, 5271 sayılı CMK'nun 34, 230 ve 289/1-g maddelerinin amir hükmü olduğu dikkate alınarak; iddia, savunma, sanığın leh ve aleyhindeki kanıtların tartışılması ve yasal öğelerinin gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde gerekçeden yoksun hüküm kurulması,

5- CMK'nun 232/2-c maddesi hükmüne aykırı olarak, karar başlığına suç tarihlerinin yazılmaması,

Kabul ve uygulamaya göre de;

6- 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK'nun 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.

Bu ilkeler çerçevesinde, her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi halinde zararın giderilmesi koşulundan bahsedilebileceği, somut olaylarda suçların işlenmesi ile ortaya çıkan ölçülebilir bir zarar bulunmadığı halde, zararın giderilmemiş olması

gerekçesine dayanılarak ve sanığın yargılama sırasındaki tutum ve davranışları açısından 5237 sayılı TCK'nun 62. maddesinin uygulama gerekçesiyle çelişki oluşturacak şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

7- Tüm suç tarihlerinde 12 - 15 yaş grubunda olan sanık hakkındaki "IV" numaralı hükümde, TCK'nun 31/2. maddesi yerine 31/3. maddesi uygulanmak suretiyle sanığa fazla ceza tayini,

8- 5237 sayılı TCK'da cezaların toplanmasına ilişkin düzenlemenin yer almaması, 5275 sayılı Yasa'nın 99/1. maddesinde ise "Bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar." şeklindeki hükmün bulunması karşısında, cezaların toplanmasının mümkün olmadığı gözetilmeksizin, sanık hakkında hükmolunan para cezalarının toplanması suretiyle tek bir para cezasına hükmedilmesi,

9- 18.06.2008 ve 18.07.2008 tarihli suçlar yönünden, el konulan dava konusu tüm eşya hakkında bir karar verilmesi yerine, sadece adli emanette kayıtlı numunelerin müsaderesi ile yetinilmesi; 04.12.2009 tarihli suç yönünden ise, dava konusu eşyanın niteliğinin tespiti açısından konusunda uzman bilirkişiden rapor alındıktan sonra müsaderesi talep edilen bu eşya hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiği hususunun düşünülmemesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2012/16623, K. 2013/22227, 18 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2012/16623
Karar No
2013/22227
Tarih
18 Kasım 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/16625 K.2013/29457
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/16626 K.2013/29464
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/16627 K.2013/28780
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/16634 K.2013/17905
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/16636 K.2013/29471
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/16637 K.2013/29463

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.