KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2012/17127 E., 2013/16428 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4389 sayılı yasaya aykırılık
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Zimmetin, banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma ve karşılaştırılması suretiyle kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde basit olarak nitelendirilmesi mümkün olup ayrıca;
Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit yada nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından;
Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise, eylem basit zimmet;
Mudiyi yanıltarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişini kullanıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekerek mal edinilmiş ise, eylem nitelikli zimmet;
Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır.
Yukarıda anılan hususlar dikkate alınarak, usulsüz işlemlerde mudiler yerine atılan imzaların mudilerin eli ürünü olup olmadığı ve aldatıcılık kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti yönünden; mudilere ait bankada bulunan imza kartonları ile diğer bankalar, noter tapu dairesi gibi kurumlarda bulunan imza örneklerinin dosya ile birlikte aralarında grafoloji uzmanın da bulunduğu bilirkişiler heyetine tevdi edilerek, her bir işlem bakımından duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ayrı ayrı basit/nitelikli zimmet olup olmadığı tespit edilerek, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, hüküm kurmaya yeterli bulunmayan bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Suçun işlenmesinden sonra yürürlüğe giren 5411 sayılı Kanun'un 160/4 maddesinde "Soruşturma başlamadan önce, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilir." hükmü öngörülmüş olup, faiz,
vergi vs. unsurlar dikkate alınmadan sadece zimmet konusu ana paranın iade tarihleri her bir mudi yönünden belirlenip zimmet tutarını karşılayacak miktarın bankanın başvuru tarihi olan 24.06.2005 tarihinden önce iade edildiğinin anlaşılması halinde soruşturmadan önce gerçekleşen iade nedeniyle sanığın en lehine olacak uygulamanın 5411 sayılı Kanunun 160/1, 765 sayılı TCK 80, 59 ve 5411 sayılı Kanunun 160/4 maddeleri olacağı cihetle, buna göre banka zararının belirlenmesi ve iadenin soruşturma öncesi gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmadan,
iadenin kovuşturma başlamadan önce gerçekleştiğinin kabul edilerek 4389 sayılı yasanın sanık lehine olduğundan bahisle yazılı şeklide hüküm tesisi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2012/17127, K. 2013/16428, 1 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama