İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Ceza Dairesi

YARGITAY · 7. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/22608 K.2012/26081

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2012/22608Karar2012/26081Tarih24 Eylül 2012Okuma5 dk · 1.026 kelime

KÜNYE

7. Ceza Dairesi 2012/22608 E., 2012/26081 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Eylül 2012
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
1163 sayılı kanuna muhalefet
Hüküm
Hükümlülüklerine ve ertelemeye
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.026 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

Dairemizin 28.11.2011 tarih ve 2010/5358 Esas - 2011/23367 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.03.2012 tarih ve 2008/133740 sayılı yazısı ile itirazda bulunulması üzerine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca itirazın değerlendirilmesi için dosyanın dairemize gönderildiği anlaşılmakla;

Yapılan yeniden inceleme sonucunda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itiraz nedenleri yerinde görüldüğünden, 6352 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 308/3.maddesi gözetilerek,

1-Dairemizin 28.11.2011 tarih ve 2010/5358 Esas - 2011/23367 Karar sayılı kararının kaldırılmasına,

2-Kararın temyizleri bulunmayan sanıklara tebliği için tevdi kararı verilmesine gerek bulunmadığına Üye ... ve Üye Dr....'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verilerek yapılan incelemede;

Suç tarihi itibariyle temyiz inceleme gününde, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen zamanaşımı tamamlanmış bulunduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA, 24.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

KARŞI OY

Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesi 17.12.2007 tarih ve E. 2004/626, K.2007/772 sayılı kararında sanıkların 1163 sayılı kanuna muhalefet suçundan mahkumiyetine karar vermiş ve “Sanıkların yokluklarında, Cumhuriyet Savcısı…huzurunda talebe uygun CMK. nun 291 maddesi gereğince 7 gün içersinde Mahkememize bir dilekçe ile veya zabıt katibine bir beyanda bulunulması ve bu beyanın tutanağa geçirilerek onaylanması suretiyle Yargıtay Başkanlığına temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı” şekliyle tamamlamıştır.

Bu karar sanıklar ..., ..., ... ve ...’a tebligat kanunun 21 maddesi gereğince tebliğ edilmiş ve davanın diğer sanıkları tarafından ise temyiz edilerek dosya incelenmek üzere Yargıtay 7 Ceza Dairesine gelmiştir.

Y7CD. si hükmü temyiz etmeyen sanıklar için de inceleme yaparak “….yasa yolunda yanıltıldıkları için haklarında hüküm kesinleşmeyen sanıklar ..., ..., ... ve ...’a sirayet ettirilmesine…” ifadeleri ile 28.11.2011 tarih ve E. 2010/5358 K.2011/23367 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına ve zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına oy çokluğu ile karar vermiştir.

Azınlık görüşü ile çoğunluk görüşü arasında Daire kararında da açıkça yazılı olduğu gibi mahkeme kararındaki yasa yolu bildiriminin yetersiz olması konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Sorun, hükmü temyiz etmeyen sanıklara yeniden yasal bildirimleri içeren yeni bir tebligatın yapılıp yapılmamasıdır, Yüksek Daire sirayet ettirmek suretiyle sorunu çözerken azınlık, “Anayasanın 40/2, CMUK.310, 5271 sayılı CMK. nın 34/2, 231/2, 232/6 maddeleri gereğince tereddüde yer vermeyecek şekilde ve tam olarak gösteren yeni bildirimin yöntemine uygun açıklamalı tebligatla adı geçen sanıklara tebliğ edilmesi” gerektiğini gerekçesi ile karşı oy kullanmışlardır..

Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.01.2007 tarih ve 2007/9-18, 18.09.2007 tarih ve 2007/162-177 sayılı kararları azınlık görüşü ile örtüşmektedir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 16/03/2012 tarihinde Yüksek Dairenin bu kararına karşı itiraz yasa yoluna başvurmuş ve itirazında özetle “..Anılan şekilde yapılan tebligat, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.10.2008 gün, 2008/4-102-214 ve 05.05.2009 gün ve 2008/2-283 2009/114 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, muhatap üzerinde tereddüt oluşturacağından, usulüne uygun bir tebligat sayılamamıştır…….Somut olayda, Yüksek 7. Ceza Dairesinin bozma ve ortadan kaldırmaya ilişkin kararının, hükmü temyiz etmeyen sanıklara sirayet koşulları bulunmamaktadır……Yukarıda açıklanan nedenlerle,

Yüksek 7. Ceza Dairesinin 28.11.2011 tarih ve 2010/5358 2011/23367 sayılı “sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması ve yasa yolunda yanıltıldıkları için haklarındaki hüküm kesinleşmeyen sanıklara sirayet ettirilmesine ilişkin kararın kaldırılması ile sanıklar ..., ..., ... ve ...’a yöntimine uygun ve açıklamalı yeniden tebliğat yapılmasının sağlanması, sanıkların hükmü temyiz etmeleri halinde, hukuki durumlarının buna göre değerlendirilmesi,

etmemeli durumunda ise yalnızca hükmü temyiz eden sanıklarla ilgili inceleme yapılması için dosyanın özel dairesine gönderilmesine karar verilmesi” şeklinde itiraz gerekçelerini bildirmiştir.

Ancak, dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulunda inceleme sırasını beklerken 05/07/2012 gün 28334 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı kanun gereğince Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından Dairesine gönderilmiş.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 24/09/2012 tarih ve 2012/22680 E. sayılı dosyada verdiği ikinci kararda, hükmün sadece temyiz eden sanıklar için bozulmasına ve zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırmasına oy çokluğu ile karar vermiştir.

Hükmü temyiz etmeyen sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında verilen hüküm kesinleşmemiştir.

Şöyleki;

Yargıtay 7.C.D.si 1.Kararında oybirliğiyle sanıklar hakkında kararın kesinleşmediğini kabul etmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu müateaddit kararları aynı doğrultudadır.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı hükmün kesinleşmediği gerekçesi ile itiraz yasa yoluna başvurarak sanıkların bu hakkının bulunduğunu kabul etmektedir.

Ancak, Yargıtay 7.Ceza Dairesi 2.kararında ise sanıklara bu hakkı vermekten vazgeçmiştir.

Yüksek Dairenin, sanıklara bu hakkı vermekten vazgeçmesinin nedenleri üzerinde durmamız gerekmektedir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 30.01.2007 tarih ve 2007/9-18, 18.09.2007 tarih ve 2007/162-177, 07.10.2008 gün, 2008/4-102-214 ve 23.12.2008 gün ve 258-240, 14.04.2009 gün ve 2008/214 E. 2009/98 K., 05.05.2009 gün ve 2008/2-283 E. 2009/114 K. sayılı ve benzeri kararlarında hükmü temyiz etmeyen sanıklar için usulüne uygun tebligat yapılmamış ise tebligat yapılmasını veya usulsüz yapılan tebligat karşısında süreden sonra yapılan temyiz taleplerini sürede yapılmış olduğunu kabul etmekte iken, aşağıda sunacağım kararlarında bu görüşlerinden vazgeçmiştir.

Örneğin YCGK. nun 14.02.2012 gün ve E.2011/401 K.2012/39, YCGK. nun 17.04.2012 gün ve E. 2011/381 K.2012/157 sayılı kararlarında “…yoklukta verilmiş olan karara yönelik temyiz isteminin tebliğden itibaren bir hafta içersinde yapılması gerekmekte olup, sanık….karara karşı bir haftalık süreden sonra …günü temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Her ne kadar kararda başvuru şeklinin belirtilmemiş olması nedeniyle yasa yolu bildiriminin eksik olduğu, bu durumun eski hale getirme nedeni olarak kabulü ile temyiz yasa yolunun süresinde yapıldığı ileri sürülebilir ise de, sadece başvuru şeklinin gösterilmemiş olması “yasa yolu süresinin” işlemeye başlamasını engellemeyecek, bu durumda, başvuru şeklinin gösterilmemiş veya yanlış gösterilmiş olsa dahi temyiz süreleri işleyecek ve süreden sonra yapılan temyiz başvurusu kabul edilecektir.” görüşü ile eski uygulamadan dönmüştür.

YCGK. nun değişen görüşünü benimseyen 7.C.D. çoğunluğu sanıklar hakkındaki mahkeme kararının kesinleşmediğine dair ilk kararından dönmüştür.

Yukarıda sıralı olarak sunulduğu gibi hükmü temyiz etmeyen sanıklar hakkında kararın kesinleşmediğinin Yüksek 7.Ceza Dairesinin 1. kararı ile benimsendiği ve bozma kararının bu sanıklara teşmiline karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının “temyiz etmeyen sanıklara teşmil edilemeyeceği,

bu durumun meşruhatlı tebligat yoluyla giderilmesi gerektiğine” ilişkin ilk karardaki karşı görüşümüze uygun itirazı üzerine ortada yeni bir yasal düzenleme ve yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı olmadan C.G.K.nun sonradan görüş değiştirmesi sonucu sanıklara tanınan bu hakkın geri alınmasının hukuken mümkün olmadığı ve bağlayıcılığı bulunmayan C.G.K. kararının Dairece benimsenmesi mümkün olmakla birlikte geriye doğru yürütülmesinin mümkün olmadığı,

Dairenin bu kabulüyle C.G.K.nun değişen görüşü geçmişe uygulanmış olduğu bu durumun ise “hukukun devamlılığı ve güvenilirliği” ilkesine aykırılık oluşturduğu ve yargıya güveni zedeleyeceği açıktır.

Bu nedenlerle çoğunluğun kararına katılmıyoruz.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2012/22608, K. 2012/26081, 24 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2012/22608
Karar No
2012/26081
Tarih
24 Eylül 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/22608 K.2012/25031
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/22609 K.2012/24406
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/22609 K.2012/40417
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/22609 K.2012/19890
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/22610 K.2012/24506
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/22610 K.2012/19891

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.