İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Ceza Dairesi

YARGITAY · 7. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/25940 K.2013/11393

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen…

Esas2012/25940Karar2013/11393Tarih21 Mayıs 2013Okuma5 dk · 1.026 kelime

KÜNYE

7. Ceza Dairesi 2012/25940 E., 2013/11393 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Mayıs 2013
Mahkemesi
Sulh Ceza Mahkemesi
Suç
5809 sayılı kanuna muhalefet
Hüküm
Hükümlülüklerine
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.026 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 21.05.2013 günü oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Sanıklar ... ve ... dahil 61 sanık hakkında suç işlemek için örgüt kurmak, örgüte üye olmak, 5607 sayılı Kanununa muhalefet, özel belgede sahtecilik suçlarından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma başlatılmıştır. Bu soruşturma sırasında sanıkların telefon görüşmeleri kayda alınmıştır. Soruşturma sonucunda tüm sanıklar hakkında belirtilen suçlardan kamu davası açılmıştır.

Kolluk aracılığıyla yürütülen soruşturma sırasında kaçak olduğu iddiasıyla el konulan telefonlardan bir kısmının elektronik kimlik bilgilerinin değiştirildiği tespit edilmiştir. İletişim görüşme kayıtlarına göre bu telefonların sanıklar Abdülkadir ile Sıraç’a ait olduğunun anlaşıldığı ileri sürülerek bu sanıklar hakkında ayrıca 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununa muhalefet suçundan işlem yapılmak üzere Cumhuriyet Savcılığınca 08.02.2010 tarihinde evrak tefrik edilmiştir. Bu suçtan da sanıklar Abdülkadir ile Sıraç haklarında İzmir Sulh Ceza Mahkemesine incelemekte olduğumuz kamu davası açılmıştır.

İzmir 17.Sulh Ceza Mahkemesince yapılan Yargılama sonucunda sanıkların suçu sabit görülerek mahkumiyetlerine karar verilmiştir. Sanıklar savunmanı tarafından süresinde yapılan temyiz üzerine dosyayı inceleyen Dairemiz kararın oy çokluğu ile onanmasına karar vermiştir. Söz konusu onama kararına katılmama gerekçelerim aşağıda açıklanmıştır:

1-Mahkeme, mahkumiyet kararı gerekçesine sanıkların kendi aralarında yaptığı telefon görüşmelerine dayandırmıştır. Sulh Ceza Mahkemesi kararında, her ne kadar tarih ve sayı belirtmeden telefon görüşmelerinin mahkeme kararıyla kayda alındığını belirtmekte ise de, dosya içersinde söz konusu iletişimin kayda alınması kararının aslına ya da onaylı suretine rastlanılmamıştır.

İletişimin dinlenmesi ve kayda alınması kararı, özel hayatın gizliliğine ve haberleşme özgürlüğüne ağır bir müdahaledir. İşte bu ağır müdahale kararının CMK nun 135. maddesinin 1 ila 3. fıkralarına uygun olarak verilip verilmediğinin, 137. maddesi hükmüne uygun olarak yerine getirilip getirilmediğinin mutlak surette denetlenmesi gerekmektedir. Somut olayda ise mahkemece hükme dayanak yapılan telefon dinleme ve kayda alma kararı dosyada bulunmadığından denetlenememiştir. Bu durum, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun. 04.07.2006 gün ve 2006/127-180 sayılı kararı ile bozma nedeni olarak kabul edilmiştir.Karar gerekçesi şöyledir:

“… mahkûmiyet kararında sübut kanıtı olarak benimsenen telefon görüşmesi de dahil olmak üzere diğer oniki görüşmenin dinlenilmesinin dayanağını oluşturan, iletişimin tespitinin, kim hakkında, hangi iletişim araçları bakımından ve ne süreyle gerçekleştirildiğini gösteren, dolayısıyla telefon görüşmelerine ilişkin kanıtın hukuka uygun biçimde elde edilip edilmediğinin ve kimler hakkında hangi suçla sınırlı olarak kanıt sayılacağının denetlenmesini sağlayacak olan …… C. Savcılığının istem yazısı …. ile dinleme kararı dosyaya getirtilmemiş, ……… duruşmada okunmamış, ulaşılan kanıtın hukukiliği Yargıtay'ca denetlenebilir açıklıkta olmak üzere Hüküm Mahkemesi’nce tartışılmamış, buna mukabil mahkûmiyet hükmüne dayanak alınmıştır. Bu itibarla, hükmün bu yönüyle de bozulması gerekmektedir.”

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

2-Sanıklara atılı 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununa muhalefet suçu, iletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi kararının verilebileceği CMK nun 135. maddesinin 6. fıkrasında sayılan katalog suçlara arasında yer almamaktadır.

Bir an için sanıkların diğer şüphelilerle birlikte suç işlemek için örgüt kurma suçundan hukuka uygun olarak verilmiş mahkeme kararıyla dinlendikleri, bu dinleme sırasında atılı suçu işledikleri yapılan telefon görüşmelerinden anlaşılsa dahi bu durumda tesadüfen elde edilmiş delil söz konusudur.

Böyle bir durumda tesadüfen elde edilen delilin değerlendirilebilmesi için CMK nun 138. maddesinin 2. fıkrasına göre işlendiğinden şüphe edilen ikinci suçun da yine CMK nun 135. maddesinin 6. fıkrasında sayılan katalog suçlardan olması gerekir. Anılan fıkra hükmü şöyledir:

“Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ve ancak, 135 inci maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet Savcılığına derhâl bildirilir.”

Bu hüküm uyarınca tesadüfen elde edilen delil her ne kadar hukuka uygun elde edilmiş olsa da bu delil, ancak katalogda yer alan suçlar hakkında kullanılabilir. Katalogda yer almayan suçlar hakkında bu delilin kullanılmasının fıkra hükmü yasaklamıştır. Bu husus, Ceza Genel Kurulunun 03.07.2007 gün ve 2007/23-167, 13.06.2006 gün ve 2006/122-162 sayılı kararlarıyla da açıkça vurgulanmıştır.

Bu hale göre yaptıkları telefon görüşmeleri sanıklar hakkında mahkumiyet delili olarak kullanılamaz. Sanıklar atılı suçu hiçbir aşamada kabul etmemişlerdir. Atılı suçun sanıklar tarafında işlendiğini gösteren başkaca da delil bulunmamaktadır. Bundan dolayıdır ki Mahkeme sadece sanıkların bu olayda kullanılamayacak telefon görüşmesi deliline dayanarak mahkumiyet hükmü kararı verebilmiştir. Bu nedenlerle de kararın bozulması gerekmektedir.

3-Öte yandan sanıklara atılı suç katalog suçlar arasında yer alsa dahi CMK nun 135. maddesinin 2.fıkrası hükmü gereği sanıkların iletişimi kayda alınamaz. Fıkra hükmü şöyledir: “Şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişimi kayda alınamaz. Kayda alma gerçekleştikten sonra bu durumun anlaşılması hâlinde, alınan kayıtlar derhâl yok edilir.

Aynı konuda 14.01.2007 tarihli “Ceza Muhakemesi Kanununda Öngörülen Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi, Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Tedbirlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin” 7. maddesinin 4. fıkrasının son cümlesinde “Ceza Muhakemesi Kanununun 135 inci maddesinde belirtilen yasal şartlar varsa, suç işleme şüphesi altındaki tanıklıktan çekinme hakkı olan şahıslar hakkında da hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla bu tedbire başvurulabilir.” hükmü yer almakta idi.

Bu hüküm Danıştay 10. Dairesi tarafından iptal edilmiştir. Söz konusu iptal kararı 22.02.2010 gün ve 2007/2795 E.2010/1399 K.sayılıdır. Bu karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04.11.2010 gün ve 2010/2072 - 1467 sayılı kararıyla onanmıştır. Danıştay 10. Dairesi bir başka başvuru nedeniyle yürütmenin durdurulması talebini incelerken 09.05.2012 gün ve 2012/1001 E sayılı karar ile söz konusu önceki iptal kararına da atıfta bulunmuştur.

Sanık Abdülkadir ile Sıraç kardeştirler. Birbirleri hakkında tanıklıktan çekinme hakları bulunmaktadır. CMK nun 135. maddesinin 135/2 maddesi gereği kendi aralarındaki telefon konuşmaları kayıt edilemeyecektir. İki kardeşin aynı olayda şüpheli veya sanık olmaları da bu durumu değiştirmeyecektir. Başka bir ifadeyle tanıklıktan çekinme hakkı olanların suça iştirak şüphesi olsa dahi aralarındaki iletişimleri kayda alınamaz. (Prf.Yener Ünver - Prf.Hakan Hakeri.

Ceza Muhakemesi Hukuku 8.Baskı 1. cilt s. 604 Adalet Yayınevi- Prf Ersan Şen Türk Hukukunda Telefon Dinleme, Gizli Soruşturmacı X Muhbir 4.baskı s.156-157) Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 13.10.2009 gün ve 2009/1721-5855 sayılı kararında da aynı olayda sanık olan kardeşlerin kendi aralarında yaptıkları telefon görüşmelerin kaydedilmesini kanun dışı elde edilmiş delil olarak kabul edilmiştir.

Somut olayımızda da sanıklar kardeştirler ve kendi aralarındaki telefon konuşmaları kayda alınamaz, aleyhlerine delil olarak kullanılamaz. Mahkeme kararı bu yönden de CMK nun 135. maddesinin 2. fıkrasına aykırı olup bozulması gerekir. Açıkladığım bu gerekçelerle Sayın Çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2012/25940, K. 2013/11393, 21 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2012/25940
Karar No
2013/11393
Tarih
21 Mayıs 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/25941 K.2013/14580
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/25945 K.2013/14581
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/25952 K.2013/14582
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/25953 K.2013/11555
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2012/25954 K.2013/12358
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/25969 K.2013/11682

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.