KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2012/30233 E., 2013/23034 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5015 sayılı yasaya aykırılık
- Hüküm
- Hükümlülük, müsadere ve iade
Karar Metni
530 kelime·3 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Katılan ... vekilinin temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ...'nın 5607 sayılı yasaya muhalefet suçundan davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, ... vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemine gelince;
a)5607 sayılı kanunun 3/1 fıkrasının 1-cümlesinde, "eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın Türkiye'ye ithal etmek" hali suç olarak düzenlenmiştir. Bu suç tipinde 4458 sayılı yasanın 33 ve Gümrük Yönetmeliğinin 72 maddelerinde öngörülen şekilde faaliyet gösteren gümrük bölgesi giriş çıkış ile gümrük işlemlerinin yapıldığı kapılar kullanılmasına rağmen eşyanın gümrük işlemleri yaptırılmaksızın Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinde serbest dolaşıma sokulması hali suç olarak düzenlenmiştir.
b)5607 sayılı yasanın 3/1 fıkrasının 2.cümlesinde ise , "eşyanın,belirlenen gümrük kapıları dışından Türkiye'ye ithal etmek' "hali suç olarak düzenlenmiştir.Bu cümlede öngörülen suç tipinde, 4458 sayılı yasanın 33 ve Gümrük Yönetmeliğinin 72 maddelerinde öngörülen şekilde faaliyet gösteren gümrük bölgesi giriş çıkış ile gümrük işlemlerinin yapıldığı kapılar dışından Türkiye'ye ithal edilmesi halinde uygulanacak yaptırımlar düzenlenmiştir.
Böylece Türkiye'nin gümrük kapıları kullanılarak ancak gümrük işlemi yaptırılmadan eşyanın yurda sokulması halinde 3/1-birinci cümlede düzenlenen suç, Türkiye'nin gümrük kapıları kullanılmayarak eşyanın yurda sokulması halinde ise, 3/1-ikinci cümlesinde belirtilen suç oluşacaktır.
Kaçak petrol 5015 sayılı kanunun 5576 sayılı yasa ile değişik 2/21 fıkrasında ise,
a)Kurumca belirlenen seviyede akaryakıtı,
b)Yasal yollarla Türkiye'de serbest dolaşıma girdiği belgelendirilemeyen veya menşei belli olmayan petrolü ve petrol ürünlerini,
c)Kurumdan izin alınmadan; akaryakıt haricinde kalan solvent, madeni ve baz yağ, asfalt, solvent nafta ve benzeri petrol ürünlerinden elde edilen akaryakıtı ya da akaryakıta dönüştürmek maksadıyla kullanılan veya bulundurulan akaryakıt haricinde kalan solvent, madeni ve baz yağ, asfalt, solvent nafta ve benzeri petrol ürünlerini,
d) 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa göre kaçak olan petrolü ve petrol ürünleri olarak tanımlanmıştır.
Bu bağlamda;
Kaçağa konu eşyanın, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması halinde, sanıkların eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği,
Bu açıklamalar ışığında,
1- Suça konu 450 litre kaçak mazotun jelikanlar içerisinde suç tarihinde Suriye'den dört şahıs tarafından ülkemize 4458 sayılı yasanın 33 ve Gümrük Yönetmeliğinin 72 maddelerinde öngörülen şekilde faaliyet gösteren gümrük bölgesi giriş çıkış ile gümrük işlemlerinin yapıldığı kapılar dışından, yani sınırdan yurda sokarak sanığın kullanmış olduğu araca yükledikleri ve kesintisiz takip sonucu yakalandığı anlaşıldığından, sanık hakkında 5607 sayılı kanunun 3/1-ikinci cümlesinin uygulama alanı bulabileceği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Suça konu mazotun, nakil vasıtasında akaryakıt kaçakçılığı için kullanılmak üzere özel yapılmış gizli bölmede ele geçirildiği, gizli bölmenin mahiyeti itibariyle kayden malik tarafından bilinebileceği ve iyi niyetli de olmadığı gözetilerek müsaderesi yerine yazılı şekilde iadesine karar verilmesi,
3- Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ...'nın katılan olarak davaya kabulüne karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2012/30233, K. 2013/23034, 28 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama