KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2013/1897 E., 2013/24519 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4926 sayılı kanuna muhalefet
- Hüküm
- Sanığın hükümlülüğüne ve müsadereye
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi itibariyle, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değeri hafif olduğu halde pek hafif kabul edilerek sanık hakkında eksik ceza tayini ve katılan lehine eksik vekalet ücretine hükmolunması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sair temyiz itirazları yerinde görülmemişse de;
1-4926 sayılı yasanın 34.maddesi uyarınca ön ödeme müessesesinde 30 günlük sürenin belirlendiği, sanığa ön ödeme önerisinin 27.04.2007 tarihinde tebliğ edildiği ancak 15.05.2007 tarihinde iddianame düzenlendiği, 30 günlük yasal ön ödeme süresi beklenilmeden kamu davası açıldığı gözetilmeden sanığın ön ödemeye uymadığından bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-4926 sayılı yasanın 34.maddesinin son fıkrasında yer alan "Bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, Gümrük İdaresince belirlenen değerdir." düzenlemesindeki "Gümrük İdaresince" ibaresinin 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 Karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, ön ödeme önerisinin gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle açılan kamu davasının yargılaması sırasında, alınan bilirkişi raporunda tespit edilen CİF değer esas alınarak Gümrük İdaresinin belirlediği gümrüklenmiş değeri üzerinden yeniden ön ödeme önerisi tebliğ edilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
4-Hükmedilen tazmini nitelikte adli para cezası üzerinden 2010 yılında uygulanan binde 59,4 oranında belirlenecek 549,74 TL nispi harç yerine 999,80 TL nispi harca hükmedilmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2013/1897, K. 2013/24519, 19 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama