KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2013/2052 E., 2013/23728 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4733 sayılı kanuna muhalefet
- Hüküm
- Sanıkların hükümlülüklerine, ertelemeye ve müsadereye
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanıklara atılı eylemin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibariyle 5752 sayılı yasa ile değişik 4733 sayılı yasa kapsamında kaldığı cihetle, suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II-Sanıkların temyiz istemlerinin incelenmesine gelince,
Eylemin 5607 sayılı yasaya muhalefet suçunu oluşturduğuna ilişkin Üye ...`ın görüşü oyçokluğu ile kabul edilmeyerek yapılan incelemeye göre;
1-CMK.nun 231.maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesine engel hali bulunmayan sanıkların, 10.12.2010 tarihli savunmalarında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ettiklerini beyan ettikleri nazara alınarak, kamu zararı olan "eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler" toplam tutarının sanıklara bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunun 231/9 fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken sadece zararın giderilmediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Sanıklar hakkında erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası verildiği halde 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesinin "Mahkum olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz" amir hükmü dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Dava konusu eşyanın 4733 sayılı yasanın 8/4.maddesi delaletiyle TCK.nun 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
4-Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.12.2013 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
4733 sayılı yasanın 8/4 fıkrasında "ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ürünleri ya da taklit işaretleri taşıyan ürünleri ticari amaçla bulunduran, nakleden, satışa arz eden veya satanlar ile ambalajlar üzerinde bulunan ürün bilgileri ile bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri içerdiği bilgilerin farklı olması halinde bu ürünleri üreten veya ithal edenlere" müeyyide getirilmiş olup bu fıkranın uygulanabilmesi için ürünün yurt içinde üretilmesi veya yurt dışından yasal olarak ithal edilmesi gerekir.
Yurt dışından kaçak getirilen eşyaya bandrol, etiket, pul, hologram vs konması mümkün değildir. Dolayısıyla 4733 sayılı yasa yönünden işlenemez suç söz konusu olduğundan kaçak sigara bulunduranlar için ancak 5607 sayılı kaçakçılık yasası uygulanabilir. Hükmün bu nedenle de bozulması gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun red ve bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2013/2052, K. 2013/23728, 9 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama