KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2013/3951 E., 2013/24259 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 sayılı kanuna muhalefet
- Hüküm
- Sanığın hükümlülüğüne, hak yoksunluğuna, denetimli serbestlik tedbirine ve müsadereye
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi ve suça konu eşyanın niteliğine göre sanığa atılı eylemin 15.05.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5752 sayılı kanunun 3. maddesiyle değişik 4733 sayılı kanunun 8/4. maddesinde öngörülen suçu oluşturacağı gözetilmeden oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesisi, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni olarak sayılmamıştır,
Sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1-Davaya katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin katılan olarak kabulü ile lehine maktu vekalet ücreti hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi.
2-TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca. 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
3-Sanığın tekerrüre esas alınan sabıkasının kesin nitelikte adli para cezası olduğu ve 1412 sayılı CMUK.nun 305/son maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden.
5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi uyarınca, hükmün, "Katılanın idare vekiline ücreti vekalet verilmesine" ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılması, TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bendinin hükümden çıkartılması, bunun yerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet haklarından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine.
1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına," ibaresinin eklenmesi, "5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin" kısmın hüküm fıkrasından çıkarılması diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.12.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
4733 sayılı yasanın 8/4 fıkrasında "ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ürünleri yada taklit işaretleri taşıyan ürünleri ticari amaçla bulunduran, nakleden, satışa arz eden veya satanlar ile ambalajlar üzerinde bulunan ürün bilgileri ile bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri içerdiği bilgilerin farklı olması halinde bu ürünleri üreten veya ithal edenlere" müeyyide getirilmiş olup bu fıkranın uygulana bilmesi için ürünün yurt içinde üretilmesi veya yurt dışından yasal olarak ithal edilmesi gerekir.
Yurt dışından kaçak getirilen eşyaya bandrol, etiket, pul, hologram vs konması mümkün değildir. Dolayısıyla 4733 sayılı yasa yönünden işlenemez suç söz konusu olduğundan kaçak sigara bulunduranlar için ancak 5607 sayılı kaçakçılık yasası uygulanabilir. İzah edilen nedenlerle mahkemece verilen karar doğrudur. Bu itibarla çoğunluğun tenkitli düzelterek onama kararına katılmıyorum.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2013/3951, K. 2013/24259, 17 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama