KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2013/5159 E., 2013/15386 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2013
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na aykırılık suçundan sanık ...'ın, 5846 sayılı Kanun'un 5101 sayılı Kanun'la değişik 81/9-1-a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 3.390,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 02/06/2009 tarihli ve 2008/504 esas, 2009/281 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 25/02/2013 gün ve 13301 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/03/2013 gün ve KYB. 2013/77071 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre;
1- 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 12/b maddesinde, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olduğunun belirtilmesi karşısında, 5846 sayılı Kanun'un 5101 sayılı Kanun'la değişik 81/9-1-a maddesinde öngörülen 5.000,00 yeni Türk lirası adlî para cezasının, 765 sayılı Kanun'un ek 2. maddesi gereğince artırılamayacağı,
5252 sayılı Kanun'un "Diğer kanunlardaki para cezalarının artırılması ve usulü" başlıklı 4. maddesinin de 31/12/2002 tarihine kadar yürürlüğe giren kanunlarda yer alan para cezalarındaki artışı düzenlediği, 5846 sayılı Kanun'u değiştiren 5101 sayılı Kanun'un ise 12/03/2004 tarihinde yürürlüğe girmesi sebebiyle olayda uygulama yerinin bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'un 81/9-1-a maddesi uyarınca 6.104,00 Türk lirası temel adlî para cezasına hükmedilip, bu miktar üzerinden indirim maddelerinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayininde,
2) Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekip gerekmediği hususunun tartışılmamasında, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğinin 1 no'lu neden yönünden incelenmesi neticesinde; Mahkemece hüküm kurulurken para cezasının belirlenmesinde takdir hakkı kullanılarak cezada arttırım yapılmış olup,
Kararda 765 sayılı TCK.nun ek 2.maddesi ile 5252 sayılı yasanın uygulandığına dair bir gerekçe gösterilmediğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 1 no'lu kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği 2 nolu neden yönünden incelendiğinde;
26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere kanun yararına bozmaya konu olabilecek yasaya aykırılık halleri uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarıdır. Buna göre, maddi ceza yasaları ile yargılama yasası kurallarına aykırılık hallerinde bu yola başvurulması mümkün olmakla birlikte hakimin, takdir, tercih ve değerlendirmesine ilişkin sorunlar bakımından anılan yola gitme olanaksızdır.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2013/5159, K. 2013/15386, 2 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama