KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2013/551 E., 2013/15856 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Özel Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık
- Hüküm
- Hükümlülüğüne
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
2797 sayılı Yargıtay Yasası'nın 14.maddesinde, "Daireler arasındaki işbölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir" hükmü yer almaktadır.
Ayrıca "tavsif"in ve buna bağlı olarak görevli dairenin neye göre belirleneceğine ilişkin Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun 15.07.2009 gün, 2009/7-7, 15.07.2009 gün 2009/8-8, 25.12.2009 gün ve 2009/13-13 sayılı ve benzeri kararlarında da belirtildiği üzere, iddianamedeki anlatım ile sevk maddeleri arasında uyumsuzluk bulunması sevk maddelerinin yanılgı sonucu belirlenmesi durumunda görevli Dairenin yanlış belirlenmiş sevk maddelerine göre değil, vasfı iddianame metninden açıkça saptanabilen suça göre belirlenmesi gerekmektedir.
İddianamelerin içeriğine göre özetle, ... A.Ş. Genel Müdürlüğü'nde özel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı olan, ...'ın yanında sekreter olarak çalışan sanığın 27.07.2005 ile 29.08.2008 tarihleri arasında,
a-Avans talep formları ile,
b-Harcama bildirim formları ve faturlar üzerinden,
c- Şahsi bir takım uçak biletlerini bankaya ödetmesi suretiyle,
d- Muhasebe birimi tarafından tedarikçilere ödenen bir takım şahsi ödemeler ile,
e-Muhasebe birimine mükerrer ödemesi yapması suretiyle,
olmak üzere değişik yöntemlerle haksız ve usulsüz olarak, toplam 638.678,00 TL bankanın parasını mal edindiği, bu işlemleri gerçekleştirirken bir takım özel belge ve faturalarda tahrifatlar yaparak değişiklikler gerçekleştirdiği ve ...'a ait imza kaşesini usulsüz olarak kullanıp bu şekilde bankayı zarara uğrattığı, açıklanmış ve sevk maddesi olarak,
5411 sayılı yasanın 160/2.maddeleri gösterilmiş ise de, gerek banka soruşturma raporu ve göre tanzimi ile ilgili yazıdaki görev tanımı ve gerekse sanığın parasal işlem yapma yetkisi bulunmadığı halde, eylemleri işleyiş biçimi, bu hususlarla ilgili değerlendirilmesi nazara alındığında, sanığın sahtecilik ve dolandırıcılık suçunun faili olabileceğinden sanığın bankadaki görevinin "Yönetici Asistanı" yani sekreter konumunda olması sebebiyle,
5411 sayılı yasada aranan "zilyetliği devredilmiş olan veya koruma ve gözetimi ile yükümlüğü olduğu para veya para yerine geçen evrak veya senetler veya diğer mallar" şartının sanık için bulunmadığı ve banka çalışanı olsa dahi, özgü suçlardan olan Bankacılık Kanununun 160.maddesinde yazılı zimmet suçunun faili olamayacağı açıktır.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2013/551, K. 2013/15856, 26 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama