KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2013/6979 E., 2013/11709 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4926 sayılı kanuna muhalefet
- Hüküm
- Sanıklar hakkında açılan kamu davasının TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına ve müsadereye
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I-Müdahiller gümrük idaresi, ... ve ... vekilleri ile sanık ... müdafıinin, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarındaki temyizine yönelik yapılan incelemede;
Sanıkların 21.11.1997 tarihinden önce, gerçekte yurt dışında araç sahibi olmadıkları halde, ... ve ... ile iddianamenin düzenlenmesinden önce ölen ... ve bunların yanında çalışan ve haklarında dava açılmayan bazı kişilerle anlaşarak, permi haklarını satıp, teşekkülün içinde bulunanların düzenledikleri sahte mülkiyet belgelerini, farklı tarihlerde gümrük idaresine ibraz ederek,
gümrük idaresi yanıltılmak suretiyle dava konusu otomobilleri adlarına ithal etmek suretiyle teşekkül halinde kaçakçılık suçunu işledikleri iddiasıyla haklarında dava açılmış ise de, sanıklardan ... ve ... ile ... ve çalışanlarına, birbirlerinden bağımsız olarak kendi hesaplarına ayrı tarihlerde permi haklarını sattıkları anlaşıldığından sanıkların eylemlerinin permi hakkını sattıkları kişiler ile ayrı ayrı toplu kaçakçılık suçlarını oluşturacağının kabulü gerekmektedir.
Bu kabule göre;
Bedelsiz araç ithali suçlarında, araç ele geçmemişse iddianame tarihinin suç tarihi olarak kabulünün gerekmesine nazaran, somut olayda araçlar iddianame tarihine kadar ele geçmediği cihetle, suç tarihinin iddianamenin düzenlendiği tarihi olan 24.05.2005 tarihi olduğu gözetilerek,
19.07.2003 gün ve 25173 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun getirdiği düzenlemeler karşısında, sanıkların suçlarının sübutu halinde eylemlerinin yalnızca para cezasını gerektireceği nazara alınıp, suç tarihi itibariyle temyiz inceleme gününde sanıklar yararına hükümler taşıyan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresi tahakkuk ettiği cihetle, müdahiller gümrük idaresi, ... ve ... vekilleri ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,
... ve ... haklarındaki kamu davasının anılan maddeler uyarınca zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA,
II-Müdahiller gümrük idaresi, ... ve ... vekillerinin sanıklar ... ve ... haklarındaki temyizi
a-İddianamedeki sevk ve olayın anlatılış biçimi ile tüm dosya içeriğine göre, bu sanıklar hakkında teşekkül halinde kaçakçılık yapmak suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açılmış olup, isnat edilen suç için öncelikle sanıklar lehine olan yasanın belirlenmesi gerektiği nazara alınarak,
belirtilen eylem için suç tarihinde yürürlükte bulunan 1918 sayılı yasanın 27/1-3.maddesinde, 10 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza ve 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı yasanın 5/1.maddesinde de 2 yıldan 6 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza öngörüldüğü ve 31.03.20007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı yasanın 3/12 ve 4/1.maddelerinde de bu suçun yaptırımının 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasının iki kat artırılması ile birlikte, üç yıldan onbeş yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza olarak öngörülmesi karşısında, 4926 sayılı yasada belirtilen ceza miktarının sanıklar lehine olduğu cihetle,
olayda dava zamanaşımının 765 sayılı TCK.nun 102/3 ve 104/2.maddelerinde öngörülen sürelere tabi bulunduğu ve suç tarihinden itibaren, anılan maddelerde öngörülen zamanaşımı süresinin henüz gerçekleşmediği gözetilmeden, yazılı şekilde, davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2013/6979, K. 2013/11709, 22 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama