KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2013/8215 E., 2013/17604 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2013
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
İthali bazı şartlara ve belgelere bağlı bulunan eşyayı aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal etmek eyleminden kabahatli ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3/11. maddesi gereğince 473.303,54 Türk lirası idari para cezası uygulanmasına dair Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12/04/2012 tarihli ve 2012/9 kabahat,
2012/120 sayılı idari yaptırım kararına yönelik başvurunun reddine ilişkin Doğubayazıt Sulh Ceza Mahkemesinin 01/10/2012 tarihli ve 2012/1090 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Doğubayazıt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/11/2012 tarih ve 2012/131 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 29/03/2013 gün ve 20882 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/04/2013 gün ve KYB.
2013/128445 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre.
Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığının 30/07/2012 tarihli ve 2011/3817 soruşturma, 2012/1042 esas, 2012/613 sayılı iddianamesi ile kamu davasına konu edilen faturanın karar tarihi itibariyle sahte olduğunun kanıtlanmış bulunmadığı gibi sahte olduğu kabul edilse bile Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 12/01/2012 tarihli ve 2009/13588 esas, 2012/264 sayılı kararında vurgulandığı üzere sahibi lehine sonuç doğurmayan belgedeki sahteciliğin faydasız sahtecilik niteliği nedeniyle atılı eyleme ait suç veya kabahat unsurlarını oluşturmayacağı; olayımızda, geçici depo olan eşya statüsünde bulunan ürünlerin ithalatçısı Ertuğrul Güm.
İth. İhr. Tekstil Petrol San. Ve Tic. Ltd. Şti. Firması tarafından ...'a devredildiği, bu aşamadaki devir işleminin gümrük mevzuatına uygunsuzluğunun aldatıcılık vasfı olmayan ve gümrük idaresince resen gözetilmesi gereken işlem eksikliği mahiyetinde olduğu; niteliği tam doğru ve eksiksiz beyan edilen gözetime tabi eşyanın ithalinin vergileri de tam olarak ödenmek suretiyle mevzuata uygun olarak gerçekleştiği,
atılı kabahate ait manevî unsurun bulunmadığı olayda 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/11 maddesinde "aldatıcı işlem ve davranış ile ithal etmek" şeklinde tarif edilen maddi unsurların da gerçekleşmediği gözetilmeden başvurunun reddine dair verilen karara yönelik itirazın kabulü yerine, reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kabahatli ... hakkında Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığının 12.04.2012 gün ve 2012/9 sayılı kararıyla kendi kontrol belgesini kullanmak amacıyla yurtdışından ikinci bir fatura temin ederek beyanameye eklemek suretiyle ithalatı gerçekleştirdiği, dolayısıyla söz konusu faturanın sahte olduğu,
fiilin 5607 sayılı Kanunun 3/11.maddesine girdiği gerekçesiyle idari para cezası verilmiş olup, aynı eylem nedeniyle kabahatli hakkında sanık sıfatıyla Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/1042 esas ve 2012/613 sayılı iddianamesiyle sahtecilik suçundan TCK.nun 207/1.maddesi, kaçakçılık suçundan da 5607 sayılı Kanunun 3/2.maddesi uyarınca cezalandırılması kamu davası açılması karşısında,
olayın 5607 sayılı Kanunun 3/2.maddesi veya 3/11. maddesi kapsamında kalıp kalmayacağı yapılacak yargılama sonucunda ortaya çıkacağı hususu gözetilerek bu hususta kanun yararına bozma talebinde bulunup bulunulmayacağının da takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15/07/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Adalet Bakanlığı ithalatta kullanılan faturanın sahte olduğunun kanıtlanmadığı, sahte olduğu kabul edilse bile, vergilerin tamamı ödendiğinden kabahatin manevi unsurunun ve yine gerekçesiz olarak maddi unsurlarının da gerçekleşmediğinden bahisle kanun yararına bozma talebinde bulunmuş ise de, ibraz edilen faturanın sahte olduğu sabittir. Kaldı ki, faturanın sahte olup olmadığı, vergilerin tamamının ödenip ödenmediği hususları delil takdiri kapsamındadır. Yargıtay'ın yerleşmiş kararlarına göre delil takdirine karşı kanun yararına bozma talebinde bulunulamaz.
Aynı olay nedeniyle Doğubayazıt Asliye Ceza Mahkemesinin 30.07.2010 gün ve 2012/1042-613 sayılı iddianamesi ile dava açıldığı dosya kapsamından anlaşılmakla, eylemin suç mu? Kabahat mi olduğu bu dosyadaki inceleme sonucu ortaya çıkacağından bu konuda kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği hususu gözetilerek ve yukarıda izah edilen nedenlerle kanun yararına bozma talebinin reddi gerektiği görüşündeyim.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2013/8215, K. 2013/17604, 15 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama