KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2013/8776 E., 2014/21365 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2014
- Tebliğname No
- 7 - 2011/288302
- Mahkemesi
- Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 16/06/2011
- Numarası
- 2011/186 (E) ve 2011/291 (K
- Suç
- 5846 sayılı yasaya muhalefet
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- 5846 sayılı Yasa'nın 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 143. maddesi ile değişik 81/4. maddesi ve 5728 sayılı Yasa'nın 138. maddesiyle değişik 71/1. maddesi hükümleri uyarınca, dava konusu bandrolsüz eserler üzerinde hak sahibi olan firmaların şikayetçi olup hak sahibi olduklarını ispatlamaları ve davaya katılmalarına karar verilmeleri karşısında, lehe yasanın belirlenmesi bakımından 5846 sayılı Yasa'nın suç tarihinde yürürlükte bulunan 5101 sayılı Yasa ile değişik 81/9-1 -b maddesi ile 5728 sayılı Yasa ile değişik 81/13. maddesi ve aynı yasanın 71/1. maddesi hükümleri karşılaştırılarak, sanık lehine olan yasa belirlenip sonucuna göre uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK'nun 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde, her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi halinde zararın giderilebilmesi koşulundan bahsedilebileceği, somut olayda atılı suçun işlenmesi ile ortaya çıkan ölçülebilir bir zarar bulunmadığı gibi, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki diğer objektif ve sübjektif koşullar tartışma konusu yapılmadan ve anılan kurumun seçenek yaptırımlara çevirmeden önce tartışılması gerektiği de gözetilmeden hüküm tesisi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2013/8776, K. 2014/21365, 16 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama