KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2014/19307 E., 2016/3090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 sayılı Yasa'ya Muhalefet
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma·3 bölüm
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyizine göre yapılan incelemede
Suç tarihi itibariyle suçtan doğrudan zarar görmeyen, davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmayan EPDK'nın vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Sanayi ve Ticaret Bakanlığı vekilinin temyizine göre yapılan incelemede
Suçtan doğrudan zarar görmeyen, davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmayan Sanayi ve Ticaret Bakanlığ'ının vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317.maddesi gereğince REDDİNE,
III- Katılan ... İdaresi vekilinin temyizine gelince
4926 sayılı yasanın 34. maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir." düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin hükümden sonra 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 Karar sayılı kararı ile Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edilmiş olması karşısında, kurulacak
hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilerek, sanığa dava konusu eşyanın bilirkişi tarafından belirlenen CİF değeri esas alınarak gümrük idaresince hesaplanmış gümrüklenmiş değerin 3 katı üzerinden usulüne uygun olarak önödeme önerisinde bulunulup sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, sanığa ön ödeme ihtaratı yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2014/19307, K. 2016/3090, 3 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama