KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2014/21839 E., 2016/895 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2016
- Tebliğname No
- 7 - 2013/102608
- Mahkemesi
- Taşlıçay Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 16/01/2013
- Numarası
- 2011/110 (E) ve 2013/7 (K
- Suç
- 4926 sayılı yasaya aykırılık
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- 4926 sayılı Yasa'nın 34. maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer gümrük idaresince belirlenen değerdir." düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin hükümden önce 30.12.2008 gün ve 27906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 18.09.2008 gün ve 2006/47 esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle kovuşturma aşamasında,
ele geçen kaçak eşyaya ilişkin bağımsız bilirkişiye yaptırılan inceleme neticesinde belirlenen ve önceki kemt varakasından daha düşük olan Cif değer üzerinden Gümrük İdaresi'nce düzenlenen kemt varakasındaki gümrüklenmiş değer esasa alınmak suretiyle yeniden ön ödeme önerisi tebliğ edilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kamu zararının, suça konu eşyanın bilirkişiye hesaplattırılan cif değerine göre, gümrük idaresince tespit edilen eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamının olduğu gözetilmeksizin, sanıklara kamu zararının 562 TL olarak yanlış bildirildiği gibi sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin olumlu-olumsuz karar verilmemesi;
Kabul ve uygulamaya göre ise:,
1- Sanıkların eylemi toplu kaçakçılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek hüküm kurulduğu halde hükmedilen cezadan sanıkların müteselsilen sorumlulukları yerine ayrı ayrı sorumlu tutulmaları;
2- 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanıklar lehine olabileceği gözetilerek;
.Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2014/21839, K. 2016/895, 1 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama