KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2014/25140 E., 2016/4917 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2016
- Mahkemesi
- #Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 sayılı yasaya muhalefet
- Hüküm
- Hükümlülük ve müsadere
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Malen sorumlu ...'ın temyiz talebinin incelemesinde;
Malen sorumlunun usulüne uygun katılma talebinin bulunmadığı gibi mahkemece de katılmasına karar verilmediğinden, temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanığın temyiz istemine göre yapılan incelemede;
1- Sanık hakkında hükmolunan hapisten çevrili adli para cezasının taksitle tahsiline karar verilirken 5237 sayılı TCK’nun 52/4, 5275 sayılı Yasa'nın 109 ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzüğün 51. maddelerine aykırı olarak sanığın aleyhine ve infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının hükmün kesinleşme tarihinden itibaren taksitlendirilmesine karar verilmesi,
2- Malen sorumlunun, aracın kaçak eşya nakline tahsis edildiğini bildiğine ve iyiniyetli olmadığına ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı gibi dava konusu kaçak eşyanın değeri ile müsaderesine karar verilen nakil vasıtasının bilinen piyasa değeri göz önüne alındığında müsaderesinin 5237 sayılı TCK.nun 54/3. maddesi kapsamında hakkaniyete aykırı olacağı gözetilerek nakil aracının iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca,
1- Hükmün hapisten çevrili adli para cezasının taksitlendirmesine ilişkin bendinden “kararın kesinleşmesinden itibaren” ifadesinin çıkarılması,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2014/25140, K. 2016/4917, 28 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama