KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2014/9992 E., 2015/9402 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4733 sayılı Yasa'ya aykırılık
- Hüküm
- Hükümlülük ve müsadere
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Daha önce verilen ve açıklanması geri bırakılan hüküm, 5271 sayılı CMK'nun 231/6-a maddesi kapsamında kasıtlı bir suçtan mahkumiyet olarak nitelendirilemeyeceğinden, "daha önce aynı tür suçtan mahkememizin 2011/52-269 E.K. sayılı kararı ile açıklanması geri bırakılan hükmün bulunduğu, denetim süresi içinde atılı bu suçu işlediği anlaşılmakla" şeklindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmişse de;
Sanığın suçun işlenmesiyle kamunun uğradığı zararı gidermediği, bu hususun CMK.nun 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına objektif koşullar yönünden engel teşkil ettiği anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş ise de;
1- Açılan davanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi'nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücreti hükmedilmesi,
2- Sanığın adli sicil kaydında gözüken kararın, hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına dair karardan ibaret olduğu, 5237 sayılı TCK'nın 51.maddesi gereğince tayin edilen hapis cezasının ertelenmemesi için sanığın kasıtlı bir suçtan 3 aydan fazla bir hapis cezasından mahkum olması gerektiği ve sanığın da ertelemeye engel adli sicil kaydının olmadığı anlaşılmaktadır. Lehe yasa hükümlerinin uygulanmasını da talep eden sanık hakkında adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına dair kararın esas alınması suretiyle, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2014/9992, K. 2015/9402, 16 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama