KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2015/14252 E., 2019/28309 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5067 sayılı Kanuna muhalefet
- Hüküm
- Beraat, müsadere
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Müşteki Gümrük İdaresi vekilinin temyiz talebi üzerine yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II) O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz talebi üzerine yapılan incelemede;
1. Kargo görevlilerinin ihbarı üzerine kolluk görevlilerinin haberdar oldukları olayda, önleyici arama kararına istinaden kargo çalışanı tarafından kargo paketinin sanığa teslim edilmesinden sonra yapılan aramada kargo paketinde kaçak sigara bulunduğunun tespit edildiği,
sanığın aşamalarda gönderinin açık kimliği belli olmayan Tülay isminde bir arkadaşına ait olduğunu, şahsın şehir dışında bulunmasından dolayı kargo görevlisinin kendisine teslim edilmek istediğini, bu nedenle kargoyu teslim aldığını, söz konusu kargo ile alakasının olmadığını savunması karşısında, kargo görevlisinin mahkemece alınan beyanında kargoyu sanığa teslim ettiğini ve ücretini aldığını, kargonun başkasına ait olduğunu ve kendileri tarafından teslim alındığına dair bir konuşma geçmediğini beyan ettiği, suça konu sigaraların sanıkta ele geçirilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde,
ticari kastla söz konusu gümrük kaçağı sigaraları bulundurduğu sabit olan sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yerine dosya kapsamına uymayan yetersiz gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2015/14252, K. 2019/28309, 21 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama