KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2015/23222 E., 2016/10093 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5411 sayılı kanuna muhalefet
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Uyulmasına karar verilen ilamımızda belirtildiği üzere 17 ayrı işleme ait evrak celbedilerek mudiler yerine atılan imzaların aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının öncelikle mahkemece incelenip bu hususta bir karar verilmesi, bu inceleme yapıldıktan sonra gerekirse bu hususta bilirkişiden görüş alınması,
Kabule göre de;
1- Zimmete konu miktarın sanık tarafından ödenmiş olması karşısında, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4389 sayılı Yasa uyarınca sadece hapis cezası tayini ile yetinilerek gün adli para cezasına hükmedilemeyeceği, bu nedenle de sanık hakkında lehe olan 4389 sayılı Yasa’nın uygulanması gerektiği gözetilmeden, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve aleyhe sonuç doğuran 5411 sayılı Yasa uygulanarak hapis cezası yanında gün adli para cezasına hükmedilmesi,
2- Eylem nitelikli zimmet olarak kabul edildiği halde doğrudan 5411 sayılı Yasanın 160/2 maddesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken önce maddenin 1. fıkrası ve sonra ise 2.fıkrası gereğince hüküm kurulması,
3- TCK’nın 61. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak TCK’nın 43. maddesinin, 5411 sayılı Kanun’un 160/6 maddesinden sonra uygulanması,
4- Zarar giderildiği cihetle yalnızca gün adli para cezası ile yetinilmesi gerekirken adli para cezasının bankanın uğradığı zarar miktarının 3 katından az olamayacağı denilerek bu şekilde hüküm tesis edilmesi,
5- Gerekçeli kararın başlığında suç tarihinin "2004-" olarak gösterilmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2015/23222, K. 2016/10093, 24 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama