KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2015/26534 E., 2019/36605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Çocuk Mahkemesi
- Suç
- 5607 sayılı Yasaya muhalefet
- Hüküm
- Hükümlülük, müsadere
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 14.03.2012 tarihli karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu karara karşı Gümrük İdaresi vekilinin yapmış olduğu itiraz üzerine bu kez İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nin 30.03.2012 tarihli kararı ile kamu zararını ödeme koşulunun gerçekleşmediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırıldığı ve mahkemesince duruşma açılarak yeniden yapılan yargılama sonucunda da temyize konu 30.05.2012 tarihli hükmün kurulduğu anlaşılmakla,
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturup bu suçtan doğrudan doğruya zarar görenin ise ...
(Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) olduğu, Gümrük İdaresinin davaya katılma hakkının olmadığı ve mahkemece katılmasına karar verilmesinin de yasa yollarını kullanma hakkını vermeyeceği, bu anlamda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 14.03.2012 tarihli hükme yönelik Gümrük İdaresi'nin değil, ...'nın itiraz hakkının bulunduğu,
itiraz hakkı olmayan Gümrük İdaresi'nin itirazı üzerine itiraz merciinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar vermesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, itiraz üzerine verilen kararlara dayanılarak mahkemesince dosya yeniden esasa kaydedilip yargılama yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi yasaya aykırı ise de;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında isnat edilen eylem için öngörülen cezanın türü ve miktarı açısından 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e maddesi gereğince eylemin 5 yıl 4 aylık asli dava zamanşımı süresine tabi bulunduğu, zamanaşımını kesen son işlemin savunmasının alındığı 14.03.2012 tarihi itibarıyla temyiz inceleme gününde, 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 66/2. maddeleri gereğince 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımı tamamlanmış bulunduğu anlaşılmakla,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2015/26534, K. 2019/36605, 4 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama