KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2015/3577 E., 2017/4062 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Çocuk Mahkemesi
- Suç
- 5607 ve 5809 sayılı kanunlara muhalefet
- Hüküm
- Hükümlülük, müsadere
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Suça sürüklenen çocuk müdafinin 5809 sayılı Yasaya aykırılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça Sürüklenen Çocuğun işlettiği dükkanda 7 adet kayıt dışı cep telefonu ele geçirildiği olayda; ele geçen cep telefonlarının elektronik kimlik bilgilerinde Suça Sürüklenen Çocuk tarafından bir değişiklik yapıldığına dair dosya kapsamında Suça Sürüklenen Çocuğun cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden Suça Sürüklenen Çocuğun beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
Yasaya aykırı, Suça Sürüklenen Çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün sair yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II- Suça Sürüklenen Çocuk müdafinin 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça Sürüklenen Çocuğun işlettiği dükkanda 7 adet kayıt dışı cep telefonu ele geçirildiği olayda.
5237 sayılı TCK.nun 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre Suça Sürüklenen Çocuğun benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz etmeyen fiilinin, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde teşdidi gerektirmediği halde,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2015/3577, K. 2017/4062, 22 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama