KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2015/7546 E., 2015/14661 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5411 sayılı kanuna muhalefet
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıkların... A.Ş.'nin ... Dayanıklı Tüketim Malları San.Tic. Firmasına 29.11.1999 tarihinde 216.343.-TL parayı kredi adı altında kullandırarak, sanık ....'nun Banka Yönetim Kurulu Başkanı ve hakim ortağı ve sanık...'in Banka Yönetim Kurulu Üyesi ve genel müdürü olduğu ...
A.Ş.'nin paralarını, doğrudan kendisine veya grup şirketlere kredi veriliyormuş gibi gösterip yönetim ve denetiminde bulunan banka parasını zimmete geçirmek suçunu işledikleri, basit zimmet suçunu oluşturan eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu 22/3-1. cümlesinde ve suç tarihinden sonra 01/11/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 160/1. maddesinde düzenlendiği, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 165/1. maddesine göre "Dosyanın bilirkişiye tevdi tarihinde dava zamanaşımı süresi durur.
Bilirkişinin raporunu mahkemeye verdiği tarihten itibaren bu süre kaldığı yerden işlemeye devam eder." hükmü 4389 sayılı yasanın 24. maddesinin 7. bendindeki ek fıkrada da yer aldığı, ancak bilirkişilerde geçecek sürenin dava zamanaşımını durdurduğuna ilişkin bu düzenlemenin 4672 sayılı yasayla madde metnine eklenerek 29.05.2001 tarihli 24416 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği ve T.C Anayasa'sının 38. maddesinde suç ve cezalara ilişkin esaslar düzenlenmiş olup " Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz;
kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkûmiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra uygulanır." hükmü gereğince suç tarihinde yürürlükte bulunmayan bir yasanın sanıklar aleyhine sonuç doğuracak şekilde uygulanamayacağı gözetilerek;
5237 sayılı TCK.nun 7. maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 102/3.ve 104/2.maddelerinde öngörülen zamanaşımı sanıklar lehine olup, 29.11.1999 olan suç tarihinden itibaren kararın verildiği 24.12.2014 tarihinde zamanaşımı tahakkuk etmiş bulunduğundan sanıklar hakkındaki kamu davasının düşürülmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık .... müdafii, sanık... müdafii ve katılan ...Kurumu vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve suç tarihinden itibaren zamanaşımı tahakkuk etmiş bulunduğundan sanıklar hakkında ...
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2015/7546, K. 2015/14661, 6 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama