KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2016/10612 E., 2020/14325 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 sayılı Yasaya muhalefet
- Hüküm
- Hükümlülük, erteleme, müsadere, iade
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla.
5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1. 5237 sayılı TCK'nun 61 ve 3/1. maddeleri uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kastı ve işlenen suçun ağırlığıyla orantılı ceza tayini gerekirken dosya kapsamına göre sanıkların benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz etmeyen fiili ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde teşdidi gerektirmediği halde alt sınırdan ceza tayini yerine, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini,
2. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık ...
...’ın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 16.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 20.09.2013 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında, Baykan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/26 Esas sırasına kayıtlı dosyada suç tarihinin 12.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 12.09.2013 olduğu,
Bu dosyadaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanık ...’ın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2016/10612, K. 2020/14325, 12 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama