KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2016/15250 E., 2018/302 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 sayılı Yasaya muhalefet
- Hüküm
- Hükümlülük, Erteleme, Müsadere
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Mahkemece ilk hükümde katılan kurum lehine dilekçe yazım ücretine hükmedilmesinin, temyiz edenin sıfatı itibariyle sanık için kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden sonraki kararda katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
2-24.11.2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin l. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca,
1-Hükümden katılan kurum lehine vekâlet ücreti ödenmesine uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması, yerine "Katılan idare vekili duruşmaya katılmayıp dilekçe gönderdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 200,00 TL dilekçe yazım ücretinin sanıktan alınarak katılan idareye verilmesine" ifadesinin eklenmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2016/15250, K. 2018/302, 15 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama