KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2016/16000 E., 2020/8976 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 sayılı Yasaya aykırılık
- Hüküm
- Hükümlülük, müsadere, erteleme
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kesinleşen 28.03.1989 tarih ve 1987/49 Esas, 1989/9 Karar sayılı hükümde teşekkül halinde kaçakçılık yapmak suçundan mahkumiyet kararı verilmiş olup, sonradan yürürlüğe giren ve lehe hükümler içeren Yasa nedeniyle, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kesinleşen hükme ilişkin olarak uyarlama istemi üzerine sanık lehine olan yasanın belirlenmesi gerektiği nazara alınıp;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 1918 sayılı Yasanın 27/1. maddesinde 10 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza, 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı Yasanın 5/1. maddesinde 2 yıldan 6 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza ve 5607 sayılı Yasanın 3/9 ve 4/1. maddelerinde bu suçun yaptırımının ise 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasının iki kat artırılması ile birlikte 3 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza olarak öngörülmesi karşısında, yapılan duruşma sonucunda sanık hakkında teşekkül halinde kaçakçılık suçuna uygulanacak düzenlemelerden 4926 sayılı Yasada belirtilen ceza miktarının sanık lehine olduğu gözetilerek bir hüküm kurulması gerekirken, toplu kaçakçılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş olduğu anlaşılmakla;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi,
yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2016/16000, K. 2020/8976, 11 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama