KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2016/4347 E., 2016/3707 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2016
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Kaçakçılık suçundan sanık ...’nin, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/18, 3/10 maddeleri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, 52/2. maddeleri gereğince 3 yıl 9 ay hapis ve 100 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2015 tarihli 2014/541 esas, 2015/472 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 27/11/2015 gün ve 78198 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/01/2016 gün ve KYB. 2015/396096 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın kaçak olarak ülkeye sokulan 1240 paket bandrolsüz sigarayı ticari maksatla bulundurmak eyleminden ibaret somut olayda, sanığın fiilinin 5607 sayılı Kanun’un 3/18. maddesinde yeralan “Ancak, tütün mamullerinin etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur.”, 3/10 maddesindeki “Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katına kadar artırılır,
ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek ceza üç yıldan az olamaz.” şeklindeki hükümlere nazaran aynı Kanun’un 3/5 .maddesindeki "Birinci ila dördüncü fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesine iştirak etmeksizin, bunların konusunu oluşturan eşyayı, bu özelliğini bilerek ve ticarî amaçla satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenlemeye uyan kaçakçılık suçunu oluşturduğu,
sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3/5 ve 3/10 maddeleri uyarınca cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun’un 3/18. maddesi uyarınca fazla ceza tayininde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2016/4347, K. 2016/3707, 16 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama