KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2016/4959 E., 2020/8089 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 sayılı Yasaya muhalefet
- Hüküm
- Hükümlülük, müsadere
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suça konu kaçak sigaraların, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması halinde, eylemin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun kapsamında kalacağı cihetle; olay tutanağına göre sanığın, hudut komutanlığı tarafından yapılan gözetleme faaliyeti sırasında, Suriye sınırında hudut bölgesinden beraberindeki kaçak eşyalarla yurda yasa dışı giriş yaparken yakalandığının anlaşılması karşısında, sanığa atılı eylemin kül halinde 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/1-2. cümlesi kapsamında kaldığı ve sanığın anılan hükme göre cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde 4733 sayılı Yasaya muhalefetten de mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre ise;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi,
yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2016/4959, K. 2020/8089, 4 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama