KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2017/11455 E., 2018/2672 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 sayılı Yasaya aykırılık
- Hüküm
- Hükümlülük, müsadere
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Hükmün gerekçe bölümünde sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılmadan ceza tayin edileceği belirtildiği halde kısa karar ve hüküm fıkrasında ''takdiren ve teşdiden'' denildikten sonra yine alt sınırdan ceza tayin edilmesi suretiyle hükümde karışıklığa neden olunması,
2-Sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 5607 sayılı Yasanın 3/5-3/10. maddesi uygulanarak yazılı şekilde karar verilmesi,
3-5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık müessesinin soruşturma evresiyle sınırlı olduğu gözetilmeksizin sanığın kovuşturma başladıktan sonra yapmış olduğu gümrüklenmiş değerin iki katı tutarındaki ödeme nedeniyle cezasından indirim yapılması,
4- Gümrüklenmiş değerin iki katını kovuşturma aşamasında ödeyen sanığın 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanamadığı cihetle, kaçakçılık suçunda kamu zararı olan ... vergileri tutarını ödemeye yönelik iradesi bulunduğunun kabulü ile adli sicil kaydında görülen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesinin üzerinden beş yıllık denetim süresinin geçmesi nedeniyle CMK.nun 231/8. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel hali bulunmadığı da gözetilerek CMUK.nun 231/6-c maddesi değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken,
denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahisle hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2017/11455, K. 2018/2672, 8 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama