KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2018/1104 E., 2018/4828 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5411 sayılı Kanuna muhalefet
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Adli para cezasının tayini yönünden; 5411 sayılı Yasanın 160/2. maddesinde yer alan "hükmolunacak adli para cezası miktarının bankanın uğradığı zararın üç katından az olamayacağına" ilişkin ... uyarınca, üç katı uygulamasında nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan ve tazmin edilmeyen zarar miktarının dikkate alınacağı cihetle, sanığın eylemlerinin nitelikli zimmet kapsamında kaldığı ve 14.09.2011 tarihli banka cevabına göre nitelikli zimmet miktarının 315.742,96 TL olduğu,
Dairemizin 11/02/2014 tarih ve 2013/13765 Esas ve 2014/2974 Karar sayılı ilamı ile 28 adet tediye fişinde mudi ... adına atfen atılan imzaların mudinin el ürünü olup olmadığı konusundaki çelişkinin giderilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmesi üzerine, mahkemece bozma ilamına uyularak bilirkişi heyetinden alınan iki adet ek raporun dosya içerisine alındığı; incelenen 28 adet tediye fişinden 27'sindeki imzaların sanık ...'nin el ürünü olduğu ve iğfal kabiliyetinin bulunduğu, 12.12.2007 gün ve 07346076108 nolu 21.750,00 TL bedelli tediye fişi aslında bulunan imzanın bizzat mudi ...'a ait olduğunun bildirildiği,
ayrıca mudi ... hesabında bulunamayan 4 adet tediye fişi toplamının 9.568,00 TL olduğu, bu haliyle sanığın nitelikli eylemleriyle sebep olduğu zararın 284.424,96 TL olarak kabulü gerekirken sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2018/1104, K. 2018/4828, 3 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama