KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2018/15713 E., 2020/12855 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 sayılı Yasaya aykırılık
- Hüküm
- Hükümlülük, müsadere, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Katılan ... İdaresi vekilinin suçta kullanılan 33 BUL 88 plaka sayılı araç hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suçta kullanılan nakil vasıtasının üçüncü kişiye ait oluşu ve yakalanan kaçak akaryakıt miktarı dikkate alınarak 5607 sayılı Yasanın 13/1 ve 5237 sayılı TCK'nun 54. maddelerine göre aracın iadesine ilişkin yerel mahkeme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle iade kararının ONANMASINA,
2- Hüküm verildikten sonra, dosyanın ele alınıp müsaderesi talep edilen 33 R 3391 plaka sayılı araç ile ilgili verilen 16/01/2015 tarihli ek karar hukuki değerden yoksun kabul edilerek, söz konusu araç hakkında duruşma açılarak mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüş olup, katılan ... İdaresi vekilinin sanık hakkında kurulan 17.12.2014 tarihli asıl hükme yönelik temyizine göre yapılan incelemede;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi,
yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre ise;
Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasının 89. maddesiyle değişik 5607
sayılı Yasanın 3/11. maddesi delaletiyle anılan Yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Yasanın 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması, yine 3/22. fıkrasının da uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2018/15713, K. 2020/12855, 21 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama