KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2018/2295 E., 2020/20027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan ... İdaresi vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına yönelik itiraz talebinin incelenmesinde;
Hüküm tarihinde yürürlükte olan 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/12. madde fıkrası uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları temyiz yasa yoluna tabi olmayıp itiraz yasa yoluna tabi olduğu ve bu konuda mahallinde itiraz merciince karar verilmiş olduğu gözetilerek dosyanın incelenmeksizin iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
II) Katılan ... İdaresi vekilinin sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi,
yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2018/2295, K. 2020/20027, 29 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama