KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2018/3029 E., 2021/705 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2021
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 sayılı Kanuna muhalefet
- Hüküm
- Hükümlülük, müsadere
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2011 tarihli ve 2011/1-157 Esas- 2011/223 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; iddianame sanığa tebliğ edilmeyerek iddianamenin tebliği ile duruşma günü arasında bir haftalık süre bulunması koşuluna uyulmaması ve 05/05/2015 tarihli duruşmada sanığa isnat edilen suçlama anlatıldıktan sonra bu eksikliğin giderilmesi için sanığa duruşmaya ara verilmesini isteme hakkı olduğu da hatırlatılmayarak 5271 sayılı CMK'nun 176/4. ve 190/2. maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2- Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi,
yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2018/3029, K. 2021/705, 26 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama