KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2018/9668 E., 2020/18317 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I. Sanık hakkında 15.08.2009 tarihli eylem için 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi,
yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
II. Sanık hakkında 01.06.2009 tarihli eylem için kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Zamanaşımını kesen son işlem olan sanık hakkında mahkumiyet kararının verildiği 07/12/2011 tarihi itibarıyla temyiz inceleme gününde 5237 sayılı TCK'nun 66 ve 67. maddeleri uyarınca öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımı süresi gerçekleşmiş bulunduğundan,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2018/9668, K. 2020/18317, 9 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama