KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2019/1149 E., 2021/7832 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2021
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 sayılı Kanuna muhalefet
- Hüküm
- Hükümlülük, müsadere
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1. Sanığın eyleminin suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesinin delaletiyle aynı yasanın 3/5 ve 3/10-son maddeleri kapsamında kaldığı gözetilmeden, gerekçeli kararın "hukuki nitelendirme" kısmında ele geçen eşyanın bandrolsüz ve aynı zamanda kaçak olması nedeniyle iki ayrı suçun oluştuğu, bu nedenle TCK'nun 44. maddesi gereğince 5607 sayılı Yasanın 3/5 ve 3/10. maddelerine göre hüküm kurulduğu şeklindeki yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile sanık hakkında uygulama yapılması,
2. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi,
yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, alt soyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2019/1149, K. 2021/7832, 14 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama