KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2019/7149 E., 2022/17811 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanığın yokluğunda verilen karar 18/06/2015 tarihinde muhatap çarşıda bulunduğundan bahisle Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince tebliğ edilmiş ise de; sanığın 27/03/2015 tarihinde Reyhanlı Çadır Kent Mülki Amirliği'ne başvurarak kendi rızası ile Suriye'ye dönmek istemesini bildirmesi ve ülkemizden fiilen de ayrılması nedeniyle yapılan tebligat işlemi usulsüz bulunduğundan, sanığın eşinin öğrenme üzerine 31/08/2015 tarihli temyiz inceleme talebinin yasal süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi,
yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağı hüküm altına alındığı gözetilerek,
5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2019/7149, K. 2022/17811, 6 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama