KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2019/8680 E., 2023/1949 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 sayılı Kanun'a muhalefet
- Suç tarihleri
- 22.10.2014, 04.11.2014
- Hükümler
- Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, eşyanın müsaderesi
- Temyiz edenler
- Sanık ..., katılan ... İdaresi vekili
Karar Metni
862 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I.Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, II. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik anılan sanık ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3. maddesinin 22. fıkrası "23 üncü" fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi,
yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ...
Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen Geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2.Suç tarihi itibarıyla dava konusu kaçak sigaraların değerinin fahiş olmadığı gözetilmeden, sanık hakkında 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesi gereğince artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini, 3.Suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaleti ile TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/02/2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanık ... hakkında zincirleme olarak sigara kaçakçılığı suçunu işlediğinden bahisle açılan kamu davası sonucunda ilk derece mahkemesince adı geçen sanığın 5607 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla değişik 18/1. maddesi yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, TCK 43, TCK 62, 52/2, 52/4. maddeleri gereğince cezalandırılması yönünden verilen kararın katılan ...
İdaresi vekili ve sanık ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucu sanık ...'nin üzerine atılı suçtan dolayı 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61, 62 ve 63. maddelerinin uygulanma zorunluluğu, ayrıca sanık hakkında sigaranın değerinin fahiş olmadığı halde 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesince artırım yapılarak fazla ceza tayini, müsadere maddesinin eksik gösterilmesi yönleriyle bozulmasına karar verilmiş ise de,
adı geçen sanığın üzerine atılı suçtan zincirleme suç unsurları oluşmadığından TCK 43. maddesinden dolayı da uygulanmayacağı ve bozma ilamına bu hususun da ilave edilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Çünkü;
Dava dosyası kapsamı itibarıyla sanık ...'nın sevk ve idaresindeki 07 L 2060 plakalı aracın yapılan kontrolü sırasında 4990 paket (499 karton) Victory Exclusive marka bandrolsüz gümrük kaçağı sigarasının ele geçirildiği 22/10/2014 tarihli buna ilişkin tutanak içeriğinden anlaşıldığı ve yargılama sırasında bu suçlar yönünden sanığın suçunun sabit olduğu konusunda herhangi bir tereddüt yoktur.
Fakat kolluk tarafından düzenlenen 04.11.2014 tarihli 07 L 260 plakalı Ford marka aracın yol kontrol arama noktasına geldiği esnada Manavgat istikametine ... geri geri kaçtığı, bu aracın daha önceki (22/10/2014) sigara yakalama olayının faili ...'nın kullandığının anlaşılması üzerine takibe alındığı söz konusu aracın ağaçlar arasında içerisi boş halde kilitli olarak terk edildiği, aramaya devam edildiğinde hakkında beraat kararı verilen ve dairemizce bu kararı onanan ... ile sanık ...'nin 07 LJM 54 plakalı araç içerisinde görülüp yakalandıkları ve bu aracın 50 m ilerisinde 50 paket (5 karton) JJ marka bandrolsüz sigara ele geçirildiği,
bu nedenle bu sigaraların da daha önce hakkında işlem yapılan ...'ya ait olduğu kanaatine varıldığı, bu olaya ilişkin yapılan soruşturmanın da ilk olay soruşturma evrakı ile birleştirildiği, sanık ... hakkında üzerine atılı suçtan iki defa cezalandırılması yönünden kamu davası açılmış ise de TCK 43 maddesi nazarı ile eylemin bir bütün halinde zincirleme gümrük kaçakçılığı suçunu oluşturduğu kanaatiyle hüküm verildiği, dairemizin çoğunluğunca bu yöndeki kanaati bozma nedeni yapılmadığı görülmüş ise de;
zincirleme suça dahil edilen ve sanıkların araçlarının yakınında bulunduğu belirtilen 5 karton gümrük kaçağı sigaranın sanık ... ve ...'e ait olduğu yönünde adı geçen sanıkların inkara yönelik istikrarlı savunmaları, sigaraların hemen yanlarında ve araçlarında bulunduğuna dair dosyalarında başka delil bulunmaması, sadece sanık ...'nin kontrol noktasından kaçması ve/veya daha önce aynı araçla birlikte iken hakkında bandrolsüz sigara yakalatmasının bu suçu işlediğine
dair kesin delil oluşturmayacağı, kaldı ki aksi kanaatte yani sigaralarının bu sanığa ait olduğu düşünülse dahi Yargıtay 7. Ceza Dairesinin yerleşik uygulamalarına göre atılı suçun unsurlarının oluşması için sanıkta ticari kastın varlığının gerektiği, burada da sanığın bu sigaraları ticari bir kasıt ile satarken ve naklettiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi, sigaraların miktarı ile kişisel kullanım sınırları içinde sayılması gerekeceği bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanık ...'nin ikinci olaydaki suçu sabit olmadığı için, bu eylemlerinin zincirleme suç kapsamında değerlendirilmeyeceğinden, ilk derece mahkemesi kararının bozma gerekçesine bu hususunda dahil edilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir. 27.02.2023
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2019/8680, K. 2023/1949, 27 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama