KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2020/3809 E., 2021/1058 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2021
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında 4926 sayılı Kanuna muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 07.04.2011 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, gıyabi kararın sanığın en son bildirdiği adrese tebliğe çıkarıldığı,
ancak dosyada sanık adına sunulan vekaletnamenin bulunduğu ve sanığın talimat mahkemesince alınan savunmasını müdafii eşliğinde yaptığı anlaşılmakla, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi gereğince vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği gözetilmeden, gıyabi kararın vekil yerine asile tebliğ edilmesi nedeniyle sanığa yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı kesinleşmediğinden,
denetim süresi başlamadığı halde, denetim süresinde suç işlendiğinden bahisle yeni esasa kaydedilen dosyada sanık hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesisi mümkün değil ise de,
Sanık hakkında isnat edilen eylem için öngörülen cezanın türü ve miktarı açısından 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e maddesi gereğince eylemin 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanık hakkında mahkumiyet hükmünün kurulduğu 15.03.2007 tarihi itibarıyla öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2020/3809, K. 2021/1058, 1 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama