KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2020/4971 E., 2023/11816 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/201 E., 2015/1217 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Beraat, eşya müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Kısmî onama, kısmî bozma
Karar Metni
677 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2015/201 Esas, 2015/1217 Karar sayılı kararı ile sanığın atılı suçtan beraatine, ele geçen eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.10.2020 tarihli ve 7-2016/68118 sayılı, kısmî onama, kısmî bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; ele geçen eşyanın ticari miktarda kaçak eşya olduğunu belirterek sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eşyanın kaçak olduğuna dair delil bulunmadığını belirterek müsaderesi yerine sanığa iadesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Hudut karakolu sorumluluk sahasında devriye faaliyeti icra edilirken 25 şahsın Suriye istikametinden mayınlı sahayı çevreleyen tellerden Türkiye tarafına geçmeye çalıştıklarının tespit edildiği, açılan uyarı ateşi sonrası şahısların yanlarında getirdikleri çantaları bırakarak Suriye istikametine kaçtıkları, çevrede yapılan kontrolde 1.300 kg Antepfıstığı çeşidi iç fıstığın ele geçirildiği, sanığın daha sonra kendiliğinden kolluk birimlerine başvurarak ikametine bitişik garajında bulunan traktör römorku içerisindeki fıstıklarının çalındığını belirterek şikâyetçi olduğu, akabinde kollukça alınan beyanında fıstıkların kendisi tarafından Türkiye'den Suriye'ye geçirirken jandarmanın müdahalesi sonucu korkarak bıraktığı fıstıklar olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın aşamalarda alınan savunmasında; suça konu fıstıkların kendisine ait olduğunu, köylerinde bulunan ... isimli kişiden satın aldığını, herhangi bir fatura almadığını ancak çiftçi kayıt sistemi ile ilgili belgelerin ...'de olduğunu, fıstıkları kabuklu olarak aldığını, Nizip'te temizledikten sonra Suriye'de bulunan ... isimli kişiye sattığını ve teslim ettiğini, daha sonra gelişen olaylardan haberi olmadığını, ... isimli şahsın fıstıkların yakalandığını söylemesi üzerine henüz parasını almadığından jandarmaya giderek fıstıkların kendisine ait olduğunu söyleyerek başvurduğunu, atılı suçlamayı kabul etmediğini, sadece parasını almak için bu şekilde ifade verdiğini beyan ettiği görülmüştür.
3.Tutanak mümziinin beyanında; içinde bulunduğu aracın termal kamerasından 25-30 kişinin Suriye tarafından Türkiye tarafına sırtlarında çuval ve çantalarla geldiklerini gördüğünü, olay yerine intikal ettiğinde havaya uyarı ateşi açtığını, bunun üzerine bu şahısların geri dönüp kaçtıklarını, olay yerinin Türkiye-Suriye sınırının tam ortasında bulunan ve hat yolu olarak tabir ettiğimiz bir yer olduğunu, etrafta dağınık bir şekilde çuvalların olduğunu ve içlerinde Antepfıstığı içi olduğunu gördüklerini, olay yerinde kimseyi yakalamadıklarını belirttiği görülmüştür.
4.Dosyada mevcut ziraat mühendisi teknik bilirkişi raporunda; Antepfıstığı çeşidi iç fıstık olduğunun, ülkemizde Kilis ve ... yöresinde yoğun olarak tarımının yapıldığının, komşu ülkelerimizden Suriye, İran ve Irak gibi ülkelerde de tarımı yapılabilen bir çeşit olduğunun, bu nedenle Kilis'te üretilmiş olabileceği gibi ifade edilen diğer bölgelerde de üretilmiş olabileceğinin, bu aşamada üretim yerinin tespitinin mümkün olmadığının, toplam kıymetinin 68.777,80 TL olduğunun belirlendiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Olay ve Olgular bölümünde değinilen hususlar, sanığın aşamalardaki beyanları, tutanak mümzii beyanı, dosyada mevcut bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; sanığa ait olduğu ve sanığın da aralarında bulunduğu bir grup tarafından Suriye'den kaçak yollarla yurda getirildiği anlaşılan eşya miktarının Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre kişisel kullanım sınırının üzerinde ticari miktar ve mahiyette olduğunun anlaşılması karşısında, ticari kastla hareket ettiği sabit olan sanığın atılı kaçakçılık suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi yerine, suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar
edilmek ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2015/201 Esas, 2015/1217 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2020/4971, K. 2023/11816, 28 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama