KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2020/6535 E., 2021/3287 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2021
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 sayılı Kanuna muhalefet
- Hüküm
- Hükümlülük, müsadere, aracın müsaderesine yer olmadığına
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın kullandığı araçta yapılan aramada 5 adet kayıt dışı olduğu değerlendirilen cep telefonu ile faturası olmayan 8 paket (1600 adet) makaron, 20 adet tütün sarma makinesi ve 271 adet sigara sarma kağıdı yakalanması nedeniyle iddianame tanzim edildiği anlaşılmasına rağmen,
5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesi gereğince pek hafiflik değerinin yalnızca cep telefonları ve sigara sarma makineleri için düzenlenen bilirkişi raporundaki gümrüklenmiş değer miktarı esas alınarak cezada indirim yapıldığı anlaşılmakla ele geçirilen makaron ve sigara sarma kağıtlarının yerli ya da yabancı menşeili olup olmadığı kaçak olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusunda uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak kaçak olduklarının tespiti halinde suça konu tüm eşyalar esas alınarak eşyaların toplam gümrüklenmiş değeri tespit edildikten sonra 5607 sayılı Yasanın 3/22.maddesinin tekrar değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden
eksik inceleme ile hüküm tesisi,
Kabule göre ise;
17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Yasanın 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Yasanın 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi'nin,
19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla;
her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’da yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olmakla birlikte, iptal kararının sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nun 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan TCK'nun 7. ve CMK’nun 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2020/6535, K. 2021/3287, 3 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama