KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/11376 E., 2021/11731 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2021
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...’nın anılan Kanun'un 63/10 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına dair Gaziosmanpaşa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/12/2019 tarihli ve 2019/340 esas, 2019/642 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 24.01.2020 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2020 tarihli ve KYB. 2020-14382 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Bilinen Adreste Tebligat" başlıklı 10/1. maddesine göre; ''Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.
Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir.'' 11/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesine eklenen 2. fıkraya göre; ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.'' anılan Kanun'un "Tebliğ İmkansızlığı Ve Tebellüğden İmtina" başlıklı 21. maddesine 6099 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle eklenen 21/2. maddesine göre;
''Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, 7201 sayılı Kanun'un 10/1-2. maddeleri gözardı edilerek, önödeme tebligatının doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 2l/2. maddesine göre mernis adresine çıkartıldığı,
dolayısıyla sanığa yapılan tebliğin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında, soruşturma aşamasında önödeme önerisinin usulsüz olduğu gözetilmek suretiyle, kovuşturma aşamasında sanığa bildirimde bulunularak önödeme kapsamındaki gerekli parayı yargılama giderleriyle birlikte ödeyip ödemeyeceğinin tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/11376, K. 2021/11731, 5 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama