KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/13451 E., 2024/2560 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/550 E., 2020/356 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri; olay tutanağının hatalı olduğuna, tankın içerisinde 3100 litre yakıtın bulunmadığına arızalı otomasyon sistemine bakılıp miktarın belirlendiğine, şahit numunedeki mührün bozulmadığına, TÜBİTAK tarafından yapılan ölçümde ulusal marker seviyesinin geçerli çıktığına, olay tarihinde yapılan ölçümün sağlıksız olduğuna, kabule göre de; cezanın alt sınırının yanlış tayin edildiğine, lehe kanun uygulaması yapılmadığına, gümrüklenmiş değerin iki katını ödemek üzere usulüne uygun ihtarat yapılmadığına ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağına göre, 15.04.2013 tarihinde, Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü görevlilerince
Ankara-Samsun karayolu 35. km'sinde faaliyet gösteren ... Petrol isimli akaryakıt istasyonunda yapılan incelemeler sonucunda 3 numaralı yer altı tankından alınan motorin numunesinin ulusal marker ölçümünün geçersiz çıktığı, alınan 5 şişe numuneden bir tanesinin sanığa bırakıldığı, anılan tankın içerisinde 3100 litre kaçak akaryakıt olduğu tespit edilmiştir.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık aşamalardaki savunmalarında; tutanak düzenlenirken hata edildiğini, 3100 litre mazotun bulunmadığını, usulüne uygun depodan mazot çekilmediğini, tankın dibinde bulunan kalıntıların ölçüme etki etmiş olabileceğini, TÜBİTAK tarafından yapılan ölçümde marker seviyesinin geçerli çıktığını beyan etmiştir.
Suça konu eşyanın motorin olduğuna, ulusal marker seviyesinin geçersiz çıktığına ilişkin TUBİTAK- MAM raporu dava dosyasında mevcuttur.
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiş ve sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak; 1-Suça konu kaçak eşyanın değerinin pek hafif olduğu anlaşılmakla, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası uyarınca sanığın cezasında 1/2 ila 2/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden anılan madde uygulanmadan hüküm kurulması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
2- 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken sanığa denetime elverişli biçimde etkin pişmanlık hükmünün mahiyeti anlatılarak usulüne uygun ihtarat yapılmaksızın sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,
3-Katılan lehine hükmolunan vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan Gümrük İdaresine verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/13451, K. 2024/2560, 12 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama