KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/13654 E., 2024/10467 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/61 E., 2020/233 K.
- Suç
- 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; suça konu yerde açma yapıldığına, sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 93/2 nci maddesi gereği artırım yapılması ve sabit tesislerin müsaderesi gerektiğine, re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Sanığın temyiz isteği, hakkında verilen hükmün temyizen incelenerek bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
İhbar üzerine orman muhafaza memurları tarafından yapılan incelemede orman alanına iki katlı ev yapıldığı ve meyve ağaçları dikildiğinin görülmesi üzerine sanık hakkında suç tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında, suça konu yeri ...'dan satın aldığını, evi 1995 yılında yaptığını, ağaçların zaten mevcut olduğunu, alanın 2/B olduğunu bildiğini beyan etmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, suça konu yerin memleket haritası ve eğim durumuna göre orman sayılan yerlerden olduğu, orman kadastrosunun kesinleşmediği, eski açma olduğu tespit edilmiştir.
Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporu ve bozma ilâmına göre sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
1.Anayasa Mahkemesinin 21.4.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı Kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun' un 23 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinde hüküm altına alınan seri yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun' un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddeleri uyarınca dosyanın seri yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2.Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi,
aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı,
bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3.Suça konu yerde bulunan iki katlı ev, havuz, meyve ağaçları gibi sabit tesislerin müsaderesi hususunda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, bozmayı gerektirmiştir.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/13654, K. 2024/10467, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama