İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Ceza Dairesi

YARGITAY · 7. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/15498 K.2022/506

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2021/15498Karar2022/506Tarih11 Ocak 2022Okuma7 dk · 1.479 kelime

KÜNYE

7. Ceza Dairesi 2021/15498 E., 2022/506 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Ocak 2022
Mahkemesi
Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
Suç
5833 sayılı Yasaya muhalefet
Hüküm
Hükümlülük, müsadere
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.479 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

I- Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesinde

Katılan ... firması adına vekilinin ... Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği şikayet dilekçesi ile ... adlı iş yerinde, üzerlerinde müvekkilinin hak sahibi olduğu markanın taklit olarak kullanıldığı ürünlerin satıldığını belirtip bu ürünlere el konulmasını talep etmesi üzerine, ... Sulh Ceza Hakimliğinden verilen arama emri uyarınca 05/12/2014 günü yapılan arama sonucu düzenlenen tutanağa göre; satışa arz edilmiş halde toplam yedi adet cep telefonu kapağının ele geçirildiği olayda,

Sanık ...’ın aşamalarda değişmeyen savunmasında aramanın yapıldığı iş yerine ait şubenin sorumlusunun ağabeyi ... olduğunu ve bu yerde işçi olarak çalıştığını; sanık ...'ın ise aramanın yapıldığı iş yerinin müdürü olarak ...’ın sorumlu olduğunu, kendisinin ise farklı bir adreste bulunan merkezden sorumlu olduğunu" beyan etmesi, diğer sanık ...'ın da bu beyanları doğrulaması karşısında, sanıklar ... ve ...'ın savunmalarının aksine suça iştirak ettiklerine dair şüpheden uzak, inandırıcı ve kesin delil bulunmadığı gözetilerek, beraatlerine karar verilmesi yerine, yeterli olmayan gerekçelerle yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,

II- Sanık ...'ın temyiz talebinin incelenmesinde ise

Suç tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin marka hakkının elde edilmesi başlıklı 6. maddesinde "Bu Kanun Hükmünde Kararname ile sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir." aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin ceza hükümlerini düzenleyen 61/A-5. maddesinde "Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçlardan dolayı cezaya hükmedebilmek için markanın Türkiye'de tescilli olması şarttır." şeklindeki düzenlemeler mevcut olup, Türk marka hukukunda tescil ilkesi gereği,

marka sahibi Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tutulan marka siciline tescil işlemini yaptırarak bu hakkı kazanacak ve böylece marka korumasından yararlanacaktır. Ceza hukuku bakımından tescil ilkesi zorunlu olup istisna olabilecek bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır.

Tanınmış markalar tescil edilmedikleri mal ve hizmet sınıflarında hukuki yoldan korunsa da; suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereği marka tanınmış olsa dahi cezai korumasının tescille sınırlı olması gerekmektedir.

Başka bir ifade ile tescilli bir markanın tescilden doğan korumadan yararlanabilmesi, tescil edildiği şekilde ve tescil edildiği veya benzeri mal ve/veya hizmetlerde kullanılması ile mümkündür. Buna göre, örneğin; sadece giysiler sınıfında tescil edilmiş bir marka, inşaat hizmetleri sektöründe kullanıldığında marka hakkına tecevüz suçundan bahsedilmeyecek; şikayet ve bu konuda açılmış bir dava var ise somut olayın özelliğine göre Türk Ticaret Kanununda düzenlenen haksız rekabet suçu gündeme gelebilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince;

19/10/2015 tarihli bilirkişi raporunda; katılan adına tescilli ... ve ... numaralı markaların 09. Emtia sınıfında "ses ve imaj kaydetmek, göndermek, çoğaltmak için cihazlar" ürün grubunda tescilli oldukları ve suça konu ürünler yönünden benzerlik/özdeşlik bulunduğu şekilde görüş bildirilip yerel Mahkemece bu rapor hükme esas alınarak sanığın marka hakkına tecavüz suçundan mahkumiyetine karar verilmişse de;

dosya içerisinde mevcut marka tescil belgelerinin incelenmesinde, katılan adına tescilli ... ve ... numaralı markaların emtia listesinde cep telefonları ve bunların kılıf veya aksesuarları bulunmadığı gibi, bilirkişi raporunda belirtilen şekilde bir benzerlik veya özdeşliğin de varsayılamayacağı; katılan adına tescilli ... numaralı markanın tanınmış marka olmasının da yukarıda anlatılan gerekçelerle sonuca etki etmeyeceği anlaşılmış ise de;

Sanığa yüklenen eylemin Türk Ticaret Kanununda düzenlenen haksız rekabet suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususu karar yerinde tartışılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun taktir ve tayini gerekirken, yerinde görülmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ... ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11/01/2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

(M)

KARŞI OY

Sanık ... hakkında, yerel Mahkemece 556 sayılı KHK’nin 61/A maddesi gereğince verilen mahkumiyet hükmünün temyizi üzerine dosyayı inceleyen heyetimizin çoğunluğu, sanığın eyleminin Türk Ticaret Kanununda düzenlenen haksız rekabet suçunu oluşturduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.

556 sayılı KHK’nin marka hakkına tecavüz sayılan fiiller başlıklı 61 inci maddesinde, Aşağıda sayılan fiiller marka hakkına tecavüz sayılır denildikten sonra, marka hakkına tecavüz sayılan haller dört başlık altında gösterilmiştir. Bu maddenin “a” bendinde, “Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 9 uncu maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.” denilmek suretiyle 9 uncu maddeye aykırılıkların marka hakkına tecavüz sayılacağı gösterilmiştir.

556 sayılı KHK’nin 9 uncu maddesinin “c” bendinde “Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsamına giren mal ve/veya hizmetlerle benzer olmayan, ancak Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle tescilli markanın itibarından dolayı haksız bir yarar elde edecek veya tescilli markanın itibarına zarar verecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılması.” denilmek suretiyle emtia sınıfında tescili olmasa bile markaya ait işaretin kullanılarak haksız bir yarar elde edilmesi marka hakkına tecavüz olarak belirtilmiştir.

Dosyada bulunan belgelerden ... markasının 9. emtia sınıfında tescilli olduğu ancak aynı sınıfta yer alan cep telefonu aksesuarında tescilinin olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda ... markasının tanınmış markalardan olup olmadığı önem arz etmektedir.

Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 17.06.2008 tarih 2005/17066 Esas ve 2008/16573 Karar sayılı kararında, tanınmış markanın tarifi uluslararası anlaşmalara ve hukukumuza göre yapılmış olup, bu kararda; “556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 7/1.maddesinde tanınmış markadan sözedilmiş ancak tanımı yapılmamıştır. Yine Sınai Mülkiyetin himayesine mahsus Paris Sözleşmesinin 1.mükerrer 6.maddesinde de "tanınmış markanın" tanımı yapılmamış ancak "herkesçe bilinen" ibaresi yer almıştır. Ancak bir markanın herkesçe fiilen bilinmesinden değil, bilindiğinin mütalaa edilmesinden bahsedilmiştir.

Bir markanın herkesçe bilinip bilinmediği tespit edilirken bu markanın Türkiye'de hitap ettiği müşteri kitlesi esas alınmalıdır. Tanınmışlık, toplumun önemli bir kesiminde ve en azından genel hedef kitledeki orta düzeydeki müşterilerce bilinmeyi gerektirmektedir.

Doktrinde ise tanınmış marka kavramı; dünya çapında olmasa bile, geniş halk kitlelerinin tanıdığı, yüksek ekonomik değere sahip marka olarak tanımlanmış, dünya çapında maruf olmasa bile Paris Sözleşmesine üye ülkelerde, hatta üye ülkelerin bazılarında bilinen markanın "tanınmış marka" sayıldığı belirtilmiştir. (Bkz. Prof.Dr. U.Tekinalp Fikri Mülkiyet Hukuku)

Yine öğretide, markanın ülke ve uluslararası alanda tanınmış olma niteliğine sahip olabilmesi için bir işletmeyi veya ürünlerinin hizmetlerini simgelemesi ya da üstün bir niteliğe sahip olduğunun yaygın kabul görmesi gerektiği, tanınmış markanın bir özelliğinin her markada olduğu gibi diğer rakip mallardan ve hizmetlerden kendi mal ve hizmetini farklılaştırması, diğer özelliğinin ise her türlü rekabet kaygısı dışında yüksek bir kaliteyi sağlaması olduğu görüşü savunulmuştur. (Bkz Dr. H. Yasaman Tanınmış Markalar H.A. Anısına Armağan)

Fikri Mülkiyet Dünya Örgütü Uzmanlar Komitesince (WİPO) tanınmış marka kriterleri ile ilgili olarak verilen A/34/13 nolu tavsiye kararına göre ise bir markanın tanınmış olup olmadığının tespitinde ilgili sektörde markanın tanınma derecesi, markanın süre, yaygınlık, coğrafi alan itibarıyla her türlü kullanımı, markanın tatbik edildiği mal veya hizmet ile ilgili reklam ve temsiller, fuarlar ve gösterimlerde dahil olmak üzere marka için yapılan promosyonun süresi, yaygınlığı ve coğrafi alanı, süre ve coğrafi alanı kapsayan her türlü tescil veya tescil başvurusu, markanın ekonomik değeri,

marka hakkının hangi etkinlikte ve verimlilikte korunduğu, tanınmışlığa yönelik mahkeme ve diğer yetkili makamların kararları gibi unsurlar dikkate alınmalıdır. Bu hususlar ise kamuoyu araştırması, sektörel bilgi taraması ve bilirkişi incelemesi ile belirlenebilecektir.

Yine tanınmış marka kriterlerinin belirlendiği diğer bir uluslararası anlaşmada Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşmasının (TRİPS) 16/2 maddesidir. Markanın ilgili sektörde herkesçe bilinebilir olmasının tanınmış marka olduğunun kabulünde etken olduğu belirtilmiştir. anılan anlaşmanın 16/3.maddesi ile Paris Sözleşmesinin 1.mükerrer 6.maddesinin uygulama alanı genişletilmiş, tanınmış markaların farklı mal ve hizmetler yönünden de korunması sağlanmıştır. İlgili sektör kavramı ile de markanın kullanıldığı ürün ve hizmetlerin Türkiyedeki gerçek ve potansiyel alıcıları, bu alandaki iş çevreleri ve markanın kullanılacağı ürün ve hizmetlerin dağıtım bölümlerinde bulunan kişiler ve satıcılar kastedilmiştir.

Yargıtay içtihatlarına göre ise tanınmış marka kavramı, bir kişiye veya girişime sıkı bir biçimde bağlılık, güvence, kalite, reklam gücü, yaygın bir dağıtım ağına bağlı, müşteri ve diğer subjektif ilgi ve ilişkiler ayrımı yapılmadan coğrafi sınır, Kültür ve yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredekilerce refleks halinde beliren bir çağrışım olarak, sadece o markayı taşıyan mal ve hizmetlerle ilgili çevre içinde değil, bu çevre dışında, o mal veya hizmetle ilgisi olmayan kişilerce de bilinen marka olarak tanımlanmıştır.

Tanınmış marka olarak kullanılan ibarenin, işareten ve benzerlerinin iltibas yaratacak şekilde diğer ibarelerle birlikte kullanılması halinde de iltibasın varlığından söz edilecektir.” denilmiştir.

... markasının bu kararda belirtilen kriterlere göre tanınmış marka olduğu konusunda terettüt bulunmamaktadır. Burada ayrıca önem kazanan husus 556 sayılı KHK’nin 61/A maddesinde müeyyideye bağlanan suçun oluşup oluşmadığı, bir başka ifade ile 556 sayılı KHK’nin 61 inci maddesinde marka hakkına tecavüz olarak sayılan hallerin 61/A maddesinde müeyyideye bağlanıp bağlanmadığı hususudur.

556 sayılı KHK’nin 61/A maddesinde “Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal veya hizmet üreten, satışa arz eden veya satan kişi ... cezalandırılır.” denilmekle marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz suç olarak tanımlanmıştır.

KHK’nin 61/A maddesinde açıkça “marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz” denildiği, KHK’nin 61 inci maddesinde de marka hakkına tecavüz sayılan haller tek tek belirtildiği ve marka hakkına tecavüz bu maddede tanımlandığı için, KHK’nin 61/A maddesinde müeyyideye bağlanan suçun, KHK’nin 61 inci maddesinde sayılan halleri kapsadığı kabul edilmelidir.

... markasının Türkiye’de tanınmış marka olduğu, bu markanın logosu ve açıkça ismi cep telefonu kapağında kullanıldığı için, sanığın bu şekilde üretilmiş bir ürünü satışa arz etmesiyle haksız bir yarar elde ettiği gözetildiğinde, 556 sayılı KHK’nin 61/A maddesinde müeyyideye bağlanan suçun oluştuğunu düşündüğümden, heyetimizin sayın çoğunluğu tarafından eylemin Türk Ticaret Kanununda düzenlenen haksız rekabet suçunu oluşturduğuna ve hükmün bu nedenle bozulması doğrultusundaki görüşe katılmıyorum. ... Ceza Dairesi Üyesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/15498, K. 2022/506, 11 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesinde
  4. II- Sanık ...'ın temyiz talebinin incelenmesinde ise
  5. (M)
  6. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/15498
Karar No
2022/506
Tarih
11 Ocak 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/15499 K.2022/445
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/15501 K.2022/325
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/15503 K.2022/92
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/15503 K.2022/64
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/15504 K.2022/95
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/15507 K.2022/93

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.