KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/1565 E., 2022/13924 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Metni
694 kelime·3 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık ... müdafisinin eski hale getirme talebini de içerir şekilde verdiği 22.03.2016 tarihli dilekçesi üzerine mahkeme tarafından 23.03.2016 tarihli ek karar ile temyiz isteminin reddine dair karar verilmiş ise de, temyiz talebi ile birlikte yapılan eski hale getirme isteminin 5271 sayılı CMK'nun 42/1.maddesi gereğince Yargıtayca karara bağlanacağından, mahkemenin verdiği ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
25.12.2015 tarihli gıyabi mahkumiyet hükmünün sanığın mahkemeye bildirdiği adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligatın bila infaz iade edilmesinden sonra 03.03.2016 tarihinde muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesine göre usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmakla, sanık müdafisinin eski hale getirme talebinin reddi ile hükmü yasal süresinden sonra 22.03.2016 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II) Katılan ... İdaresi vekilinin sanık ... hakkında verilen beraat kararıyla sınırlı temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
III) Sanıklar ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanık ... hakkında 17/12/2013 ve 31/01/2014 tarihli eylemler nedeniyle kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, dosyadaki TAPE kayıtları incelendiğinde de sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair delile rastlanmadığı,
dosyada sadece sanık ...'ın mahkeme aşamasında vermiş olduğu beyanların olduğu göz önüne alındığında sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak somut delil elde edilememesi karşısında atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
1-Sanık ...'ın 17/12/2013 tarihli eylemde ele geçirilen 349 karton kaçak sigaranın ve 17/01/2014 tarihli eylemde ele geçirilen 1330 karton kaçak sigaranın kendisine ait olduğu beyan etmesi karşısında.
5237 sayılı TCK'nun 61.maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz eden fiili, eylem ile ceza arasındaki denge gözetildiğinde teşdidi gerektirdiği halde, sanık hakkında hükmolunan temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmadan tayin edilmesi,
2- Sanık ... hakkında 17/12/2013 ve 31/01/2014 tarihinde işlediği suçlar nedeniyle kamu davası açılmış ise de sanığın eylemlerini 17/12/2013 ve 31/01/2014 tarihlerinde işlediği ve bu tarihler arasında hukuki kesinti bulunmadığından TCK'nun 43.maddesinin uygulanması yerine ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,
3-Sanık ... açısından; Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43.madesinin uygulanığ uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihkerinin 17.12.2013-31.01.2014 iddianame düzenleme tarihinin 23.09.2014 olduğu,
UYAP'tan yapılan kontrolde, yargılaması devam eden Eskişehir 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/806 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 05.12.2013, iddianame düzenleme tarihinin 07.01.2014 olduğu,
UYAP'tan yapılan kontrolde, Eskişehir 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/211 Esas, 2014/452 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 17.01.2014, iddianame düzenleme tarihinin 06.03.2014 olduğu,
Bu Dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK'nun 43.maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
4-24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53.maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/1565, K. 2022/13924, 12 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama