KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/17345 E., 2024/4917 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/174 E., 2016/408 K.
- Suç
- 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Metni
620 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ...'in temyiz isteği; kararı temyiz ettiğine ilişkindir.
Sanık ...'in temyiz isteği, babasından kalan gayrimenkulleri kardeşinin oğlunun ortak olarak ekip biçtiğine, hakkına düşeni kendisine verdiğine, tarımla ilgisinin olmadığına, yaşlı olduğundan çiftçilikle uğraşacak durumu olmadığına ve hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde, ... ada 6 parselde ekime hazır hale getirilen tarlayı kullananın muhtarın beyanına göre ... olduğunun öğrenilmesi üzerine suç tutanağı düzenlenmiştir.
Sanıklar hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık ... savunmasında, sınırlarında değişiklik yapmadığını, dedesinden kalan şekli ile kullandığını beyan etmiştir.
Sanık ... savunmasında, 1966 yılında köyden ayrıldığını, bir daha oraya gitmediğini, kendisine ait tarlaları ortakçısı ...'e verdiğini, tarlaların ormana dahil olduğu konusunda bilgisinin olmadığını beyan etmiştir.
25.11.2015 tarihli kolluk tutanağında sanık ...'in 40 yıl önce köyden ayrıldığı yeğeninin beyanına göre tespit edildiği anlaşılmıştır.
Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı ve orman örtüsü kaldırılarak açma yapıldığı tespit edilmiştir. Fen bilirkişisi raporunda suça konu yerin orman parseli sınırları içinde kaldığı belirlenmiştir. Ziraat bilirkişisi raporunda hububat ekilerek orman arazisine tecavüz edildiği ve tecavüzün keşif tarihi itibarıyla devam ettiği belirtilmiştir.
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak; 1.Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerde açma yapıldığı tespit edilerek ağaçlandırma gideri tazminatının hesaplanması ve bu bağlamda tazmini gereken doğrudan zarar doğmadığının anlaşılması karşısında, engel adlî sicil kaydı bulunmayan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep eden sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesi uyarınca belirlenen ağaçlandırma gideri tazminatını gidermediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2.Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
3.6831 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hükmolunan 6 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 93 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince bir kat arttırılması sırasında 12 ay yerine 1 yıl hapis cezasına hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın tüm aşamalarda köyden yıllar önce ayrıldığını, suça konu yerde tapulu tarlalarının bulunduğunu beyan etmesi, sanık ... 'in savunmaları, 25.11.2015 tarihli kolluk tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın mahkûmiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeksizin beraati yerine yazılı gerekçeyle mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1.Suç tarihi itibarıyla 65 yaşını dolduran sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
3.6831 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hükmolunan 6 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 93 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince bir kat arttırılması sırasında 12 ay yerine 1 yıl hapis cezasına hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/17345, K. 2024/4917, 6 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama