KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/17399 E., 2025/11668 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/397 E., 2016/60 K.
- Suç
- 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Ceza verilmesine yer olmadığı
- Tebliğname görüşü
- Kısmî onama, kısmî bozma
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyizin İncelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanıklar ...'ın 03.06.2024, ...'ın 28.07.2022, ...'nun 31.03.2018, ...'un 06.02.2023, ...'ın 04.05.2023, ...'un 18.01.2018, ...'ün 15.01.2022, ...'nun 15.05.2015, ...'nun 01.08.2022, ...'ın 22.12.2018, ...'un 27.12.2022, ...'nun 18.01.2022, ...'ın 06.05.2016, ...'nın 15.12.2021, ...'nun 29.10.2024 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun(5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi gereği sanıkların vefat etmesi nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
II.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyizin İncelenmesinde ise;
Sanıkların yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-a bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanıklardan ...'un savunmasının alındığı 05.11.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/17399, K. 2025/11668, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama