KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/17466 E., 2022/3248 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2022
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 6831 sayılı Kanuna muhalefet
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre yapılacak tebligatın geçerlilik koşulları Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesinde gösterilmiş olup anılan maddeye göre "adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması,
imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması" gerekmekte olup; sanığın yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın, 26.07.2016 tarihinde Tebligat Kanununun 21. maddesine göre düzenlenen tebliğ mazbatasında, adreste bulunmama sebebine dair beyanda bulunan ve 2 nolu haber kağıdının kapıya yapıştırıldığına dair bilgi verilen komşu, yönetici veya kapıcının isminin belirtilmediği, imzasının alınmadığı, imzadan imtina var ise bu durumun da belirtilmediği,
aynı zamanda MERNİS adresi de olan, bilinen en son adresine, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/1. maddesine uygun tebligat çıkartılmadan, doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre yapılan tebligatın bu nedenle usulüne uygun olmadığı cihetle sanığın temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 07.07.2015 tarihli orman bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın tamamının ziraat alanı içinde kaldığı, arı kovanlarının yerleştirildiği alanın tamamının eylemli hali itibariyle dört yönden Devlet ormanı ile çevrili olup orman bütünlüğü içinde kaldığı, raporun sonuç bölümde ise orman sayılmayan yerlerden olduğu, 04.05.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda ise; işgal edilen yerin kadastro harici bırakıldığının belirtilmesine karşın ormanda işgal edilen alanın koordinatlarının gösterildiğinin tespit edildiği gözetilerek;
raporlar arasındaki çelişki ve belirsizliğin giderilmesi amacıyla alanında uzman orman mühendisi, ziraat mühendisi ve harita mühendisinden oluşturulacak üç kişilik bir bilirkişi heyeti ve tutanak mümziilerinin yer gösterimi suretiyle yapılacak keşif sonucuna göre yerin orman sınırları içinde kalıp kalmadığı kesin olarak tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/17466, K. 2022/3248, 22 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama