KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/17680 E., 2025/11188 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/511 E., 2016/508 K.
- Suçtan zarar gören
- Orman İdaresi
- Suç
- 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Kısmî ret, kısmî bozma
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
...'ın suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, Orman İdaresi'nin katılma talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmeden yargılama sonlandırılmış ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. fıkrası gereğince, atılı suç bakımından katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören ve katılma talebinde bulunan Orman İdaresi'nin temyize hak ve yetkisi bulunduğu anlaşılmakla, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I....'ın Temyiz İstemi Yönünden;
Suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığı halde Mahkemece kanuna aykırı gerekçeyle kamu davasına katılan olarak kabulünün, şikâyetçiye bu niteliği ve dolayısıyla kanun yoluna başvurmak hak ve yetkisini kazandırmadığı anlaşıldığından, şikâyetçi ...'ın temyiz isteminin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II.Suçtan Zarar Gören Orman İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Suça konu yerde bulunan su borularının müsaderesi hususunda mahallinde her zaman dava açılması mümkün görülmüştür.
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-a bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanığın savunmasının alındığı 14.04.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/17680, K. 2025/11188, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama